13 Mayıs 2009

Hayata devam etmek!

Birkaç gündür moralim bozuk. Canım hiçbir şey yazmak istemedi!
Neden moralin bozuk derseniz arılarımdan 5 tanesini sattım da ondan!

Annem diyor ki “Madem üzülecektin niye sattın?”
Aslında arı sayısını azaltmak istiyordum. Bakımları zor olmaya başlamıştı. Nasıl yapabilirim diye düşünürken; bir tanıdık isteyince… sattım işte!

Ama para için satmadığımı kesin olarak söyleyebilirim. Katlı arı için 90 lira paramı sizce?
Bence değil! Burada fiyatlar böyleymiş; öyle söylediler.
Satmak için arı yetiştirir miyim? Bu fiyatlarla: Asla!!!

Neyse ; arılarımın yokluğu bana çok koydu! Şöyle 30 -40 tane arımız olsa belki o kadar bağlanmayız.
Ama; arı sayısı az olunca; her bir kovanın hikayesi başka olunca insan çok fena oluyor. Biraz daha bahsedersem şimdi ağlıycam!
En iyisi konuyu değiştirmek; daha doğrusu "hayata devam etmek"

Söz konusu olan küçük kovanım!Benim ufaklığı hatırlıyorsunuz değil mi? Bir avuç arıyla kurduğum küçük koloni!

Ufaklığım kışı atlattı bahara da hızlı girdi. Bir iki sefer dışında beslemedim bile; besleyemedim yani!

Bir karıştan az büyük; küçük çerçeveleri var(ölçüleri kafama göre) Bu resimler ocak sonu çekildi!

Bu resimlerse 10 Nisan dan! En son 4 çerçevedeydi ufaklık! Son yere bir ağaç dalı koymuştum örtüyü tutturmak için. Oraya bir dalak sallamış. Hiç kopartmadım. Petek dala sağlam yapışmış.

Bir dalakta başka peteğe yapıştırmışlar. Kontrol sırasında düştü. Üstünde yavrulu göz dolu. İple çerçeveye takmaya çalıştım ama sıcaktan petek erimiş kaldırınca baya bir deforme oldu. Belki bazı yavruları kurtarırlar diye yeniden kovana koydum.

Sonrasında baktım ki arı sıkışacak. Kovanı büyütmem lazım. "Metro kovan" dan esinlenerek içine 12-13 küçük çerçeve alacak kadar uzun bir kovan yaptım. Arıyı aktardım. Asağıdaki resimler 13 Nisan dan!

Ağaç dalındaki dalağın durumu;hızla büyümüş ve dikdörtgen bir hal almış.


Birkaç çerçeve daha hazırladım ve normal ölçüdeki eski peteklerden keserek bu çerçevelere taktım.


Uzun kovanın 3 giriş deliği var. Hani ilerde 3'e bölüp; 3 ana yedeklenebilir diye!
Bu arada besleme falan hiç yok. Arı kendi kendine bakıyor.

Kontrollerde baktım ki bizim yeni kovanda dolmak üzere. Bu arada çerçeve yapacak malzemem yok. Arı sağa sola dalak asıp duruyor. Yavrulu dalaklar kontrol sırasında kopuyor tam rezillik!Daha doğrusu hayvanlara işkence!!!

Hani “Küçük kovana yazın ne yapacaksınız?” demişlerdi de ; bende “nasipse kat atacağım” demiştim. Evet; yeni projem küçük arılarıma ballık yapmak. Ama hedefim ufaklıklarımı normal çerçevelere almak.

Allah tan kovanı uzun yapmanın avantajı varmış. Üzerine tam çerçeve alacak şekilde bir ballık yaptım.

Ballık 8 yada 9 normal çerçeve alıyor(ölçüsü aklımda değil:)
Neyse; içine kabarmış ve yarı kabarmış çerçeveleri de koydum.
Ha! Peteklerin istikameti biraz ters oldu ama sanırım birşey olmaz:)

Hemen tırmandılar. Sonra iki çerçeve gözüme az geldi bir tane daha ilave ettim.

Çuvalla da daralttım.

Maşallah çok şeker oldular. Ballık bugün kondu(13 mayıs) Bakalım birkaç güne ufaklığın normal çerçevelere çıkıp çıkmadığını görürüz. Görürsek te paylaşacağız İnşallah!
(siz benim ballık dediğime bakmayın; aslında bu ikinci kat kuluçkalık)

6 yorum:

Mustafa Hilmi dedi ki...

Muhterem Kardeşim
seni anlıyorum ama karşıdaki kişide ben gibi bu sevdaya gönül vermiş,senin üzüntünü o kişinin sevincini görür gibi gözümün önüne geliyor sen satmazsan bu satmazsa gönül vermiş kişi nerden arı tedarik edecek ben 17.01.2009 dan 21.03.2009 günü arım gelesiye kadar yandım gün geçtikce kavruldum amatörce bu sevda düştü kitap ve bu blogları bulduktan sonra sanal alemde bir şeylet öğrenip uygulamaya başladım ll.05.2009 günü arım oğul verince nekadar sevindim üstelik ben eviminbahçesinde yapıyorum 2 kovandı 1oğul,2 de bölme yoluyla oldu kovan oldu 5 kimin umurunda bal hayırlı akşamlar kardeşim

taskın dedi ki...

selamlar
demet hanım sizi kutluyorum
kendi yaptığınız kovanlarda
bu başarı şayani hayret doğrusu
uslubunuzda bayağı güzel
herşey doğal
başarılar dileriz

d.m.t dedi ki...

Mustafa bey; elbette birileri arı satacak ki diğerleri alabilsin!
Ben arılarımı yaşlı bir amcadan almıştım. Hastalanmış ve arılara bakamıyormuş. 50 küsur arısı vardı; tabii ben sadece 4 tanesini almıştım:)

Benim arılarımı sattığım tanıdığın bu yıl 80 kolonisi varmış. Kışın bazıları ölmüş. Onu tamamlamaya çalışıyor. Daha fazla arımı almak istedi ama ben satmadım:)

Durun bakalım zamanla sizi de göreceğiz! İnsan arılarına öyle bağlanıyor ki onu kimseyle paylaşmak istemiyorsunuz:)

Taşkın bey; ilginize çok çok teşekkür ederim.
Aklıma ne geldi; hani siz bloğunuzda bir ağaçtan ve ondan yapılan hafif kovandan bahsetmiştiniz. Bende paulownia olabilir mi demiştim? Ağacın fotoğraflarını yayınladınız mı acaba? Yoksa ben mi görmedim!

hasbi akyol dedi ki...

s.a.satmış olduğunuz arıların fıyatı benim çok tuhafıma gitti.bu nasıl bir piyasa ben artık anlamıyorum.bizim buralarda kat derecesine gelmiş kovanı 300 tl den aşşağıya alma şansınız yok.arada bu kadar fark olmamalı bence.ama şunu söyliyeyim gerçekten ya sizin oralarda bu piyasa çok ucuz ,yada bizim buralarda çok pahallı

d.m.t dedi ki...

Sizede selamlar;
Kovan fiyata dahil değil.Arıları kendi kovanlarına aktardı. Ama buna rağmen fiyatlar bencede çok düşük.

Hatta sanaldan takip ettiğimiz arı fiyatlarınıda kendilerine söyledim. Bu kadar ucuz olmamalı diye!
Ama burada böyleymiş efendim.

Ha; arı alıcısıysanız fiyatın düşük olması işinize gelir ama satış tarafındaysanız bu fiyat emeğin karşılığı olamaz!

taskın dedi ki...

selamlar
demat hanım
bu hafif ağacın adı pavlonyaymış
bende yeni öğrendim
başarılar