İyide bu şimdimi söylenir. Dün söyleseydiniz; bugün marketten bir karpuz alır ekibimle hatıra fotoğrafı çektirirdik:)
Yok canım başka arzunuz? Ben 41 derecede arıdan bal alıyorum birde karpuz düşünücem. Bizde bal ve arı resmi var o kadar :)
Aklım fazla geliyor ya; bal süzmek için yılın en sıcak gününü tercih etmişim. Meteoroloji ölümcül sıcak dışarı çıkmayın diyor! Güleyim bari :):)
Evet sabahtan işe koyuldum. Önce bal süzme makinasını başka yere taşımam gerekti.
Ama ayaklarından dolayı kapıdan geçmiyor. Önce bacaklar söküldü. Sonra çeke çeke taşındı. Amma da ağırmış köpek ölüsü gibi! Neyse yerine kondu ve monte edildi.
Arılara giriş yaptım. Evetttt! Öncelikle çift kat giyiniğim. Ha unutmadan kendime yeni bir eldiven aldım. Özellikle “sarı renkli” dikkatimizi toplayabilmek için:) Çalışma sırasında sarı renk önemli biliyorsunuz!
Sırlanmış balları alıyorum. Yarı yarı sırlıları bırakıyorum. Arkamızdan kovalayan yok ya; onları da sonra süzerim. Dikkatimizi çeken şu an arı sayısının oldukça fazla olması. Dikkat çeken başka bir şey ise ballıklarda ana arıların faaliyette olması.
Ballı çerçevelerde kapalı yavrular! Ana ızgarası kullanılması isabetli olurmuş. Probleme sebep olur diye hiç kullanmayı denemedim şimdiye kadar. Ancak bu kadar yavruyu beklemiyordum kesinlikle. Kovanların hepsinde benzer durum!
Ancak bir sorun var ki; daha bal süzmeyi planlıyorsam varroa mücadelesini ertelemek zorundayım! Bu da negatif bir durum!
Süzülecek çerçeveler taşınıyor. Ben bu arada balık olmuş; maskenin içinde yüzüyorum. Dedim ya 41 dereceymiş dışarısı. Ben 50 hissediyorum en azından.
İnanır mısınız gözlerimin içine bile ter giriyor ve gözlerim yanıyor. Her seferinde bir kere daha anlıyorum ki arıcılık gerçekten “alın teriyle” yapılıyor, zor bir uğraş!
Evet ballı petekleri taşımayı bitirdim sonunda; gerçekten canım çıktı. Bu gece belim fena ağrıyacak!!!
Şimdi bedenimi soğutmam lazım. Bir saat soğutma çalışması yapıyorum. Terli giysilerimizi ve maskemizi çıkarıp rahat bir şeyler giyiyorum.
Eldivenleri çıkarınca içinden su boşalıyor; bu sefer tam anlamıyla buruş buruş:)
Yeni aldığım plastik kaplar. Çerçeveleri içine koymak için birebir. Bizim sır alma tezgahımız yok çünkü.
Haydi bakalım!
Sır bıçağımda olmadığı için tarakla işe koyuluyoruz.



Tek tük yavrular;
Bunlar erkek gözü;

Süzümden sonra çerçeveler zarar görmemiş. Özellikle yeni petekler bir seferde hızlı döndürülünce hapı yutuyor.
Yaptığım işi beğeniyorum:) Aferin bana; bir zamanlar çok petek kırmıştımda hehehe!
Bazı petekler çok engebeli; kesilmesi lazım ama taraklıyoruz işte!
İşçiler çıkmaya çalışıyorlar. Gözden fırlamayacaklarına kanaat getirdikten sonra makinada acayip bir turluyorlar:)
İşte hayattalar; bişey olmamış! Tabii ki (n.ş.a) böyle bir uygulamamız yok! Nşa? Normal şartlar altında demek:)
Balı sık süzgüden geçirip ;
Dinlendirmeye alıyoruz.
Akşam üstü süzülen petekleri zayıf kovanlara veriyorum. Bu kovanın kuluçkalığı;
Çuvalı üstünde besleme kutusu için bir delik var;
Petekleri; ballıkla beraber kovana veriyorum. (Selahattin bey; geçen gün bu uygulamayı çok güzel anlatmıştı :)
Delikten yukarı çıkmaya başlıyorlar;
Bu gün ne yaptım biliyormusunuz? O kovana içinde birkaç yumurta olan geri kalanıda kapalı yavru olan bir çerçeve hediye ettim. Ana gözü yapacaklar gibi bir his var içimde! Eğer ki öyle olursa 4. ana denemesiyle resmen rekora koşuyorum:)
İnanır mısınız gözlerimin içine bile ter giriyor ve gözlerim yanıyor. Her seferinde bir kere daha anlıyorum ki arıcılık gerçekten “alın teriyle” yapılıyor, zor bir uğraş!
Evet ballı petekleri taşımayı bitirdim sonunda; gerçekten canım çıktı. Bu gece belim fena ağrıyacak!!!
Şimdi bedenimi soğutmam lazım. Bir saat soğutma çalışması yapıyorum. Terli giysilerimizi ve maskemizi çıkarıp rahat bir şeyler giyiyorum.
Bal süzme makinamız!
Asım abi; bizim "bahtıkaranın anası döllenmeye çıkmamış olabilir" diyor! da; ben onu hep yumurtlarken görüyorum. Yumurtlamaya başladıysa daha o bir yere gitmez artık değilmi :)
Bu gün ne yaptım biliyormusunuz? O kovana içinde birkaç yumurta olan geri kalanıda kapalı yavru olan bir çerçeve hediye ettim. Ana gözü yapacaklar gibi bir his var içimde! Eğer ki öyle olursa 4. ana denemesiyle resmen rekora koşuyorum:)