genel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
genel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2021

Bir günümüz


Neredeyse bir yıl olmak üzere evime anneme gidemedim...Hastalık kaparım anneme bulaştırırım diye korktum. Gitmeye niyet ettiğim zamanlarda  yasak oldu yine gidemedim. Olan garip anama oldu.... Çocuklarının hasretiyle yanıp duruyor..

Memleketin akıllısı mı yoksa memleketin kıt zekalısı mı biziz bilemedim... Salgınmış hastalıkmış .. Çoğunluğun gezmeleri tozmaları hiç eksik olmadı.. Bir biz kaldık böyle tek başımıza yapayalnız gurbet ellerde. 

Duvarlar öyle üstüme geliyor ki; bazen camı açıp atlayasım geliyor.. Bir tek market bahanesiyle  dışarıya çıkıyorum.. çıkmayabilirim. Lakin hertarafım uyuşacak diye korkuyorum (ben hasta olursam bana kim bakacak?) 2 dk ötede market var ama ben bayırın üstündeki en uzak markete  a101 e tırmanıyorum.. gidiş geliş bir saat sürüyor....
 
Yol kenarlarında otlar görüyorum, yaban çiçekleri..


Beğendiklerimi koparıp eve getiriyorum...Birkaç gün beni mutlu ediyorlar..

Otlar ve çiçekler... Çiçeklerin üstünde sinekler böcekler.. Boş alanlara atılan yemek artıkları ve ekmek kırıntılarını yemeye gelen serçeler güvercinler.... şansım olup hava yağmurluysa ( ben yağmurlu havayı çok severim) gezmeye çıkmış salyongozlar... Yürüme yoluna çıkanları teker teker yakalayıp toprak alana atıyorum.. 
Eşim yanımdaysa" elleme şunları diyor"..titiz adam sevmez öyle şeyleri.. Nasıl ellemiyim?.. kenara koymazsam üstüne basıp gececekler.. 



Erik ağaçları çiçek açmışsa onların dallarını kokluyorum akasyalar açmışsa onları.. Bazende otlar çok güzel kokuyor özellikle sabahları.. zaten bende sabahın mumkun olan en erken vakti  dışarı çıkıyorum.. (eskıden olsa 9 da çıkardım.. şimdi marketin açılma saatine göre ayarlıyoruz)

Geçtiğim güzergahta  herbir ayrıntıyı hergün gözden geçiriyorum..  nerede ki daire boşalmış.. nereye yeni birileri taşınıyor.. bunlar cam balkon yaptırıyor.. şuraya temel kazılmış... ilk beton atılmış... şu kalıp yamuk mu olmuş? Birinci, kat ikinci kat beşinci kat derken apartman bitiyor..çatı kapatılıyor.. sıva manto... hoppp satışa hazır..  burada su borusu patlamış.. burada telefon hattında sorun var.. buraya yeni asfalt dökülüyor.. Burada çöp kutusu yok muydu kaldırmışlar:)  

Aman allahım ben bunları gün gün yaşıyorum..  

Oradan bakınca komik mi duruyor halim ?Hiç komik değil bence..bu bir saatlik zaman dilimi  kafayı yememek için gerekli uyaranları almamı sağlıyor. (beyni öldüren şey uyaransız kalmak..rutin hayat.)

Sonrası kapıdan adım atmakla birlikte yine dört duvar hapsi başlıyor..
Televizyon günluk bir saat dahi izlemiyorum.. arada beğendiğim bir şey olursa trt belgesel.. yemek planım hazırsa veya yemeğim varsa çoğunluk balkona geçip çiçekleri seyrediyorum.. 5 m2 plastik pencereli kapalı bir balkon. 


Biraz domates ektim.. Dışarı çıkmak istiyorlar artık.. Hangi tarlaya ekeceksek:) ???

Boş alanlardan toprak alıyoruz.. Çiçekleri bu toprağa ekiyorum.. Burasının ( karabük) toprağı çok kötü Allah affetsın.  Ama torf alırsamda kara sinek yaptığı için mecbur bu toprağı kullanıyorum.. Islanınca balçık, kuruyunca kerpiç gibi oluyor..  Ne çok sulamak lazım toprağı ne çok kurutmak.. yoksa bitkiler iyiden hasta oluyor.. 

Elimdeki çiçekleri imkan dahilinde çoğaltıyorum.. Daha önce söylemiştim.. Tutunup yeşereni eşime veriyorum.. arkadaşlarına götürüp sahiplendiriyor.. Bende onların yeni yuvaları oldu diye mutlu oluyorum...

Bitkilerde Allahı zikreder biliyorsunuz.. Şükürde ederler mutlaka.. İnşallah benim içinde dua ederler.. 

Kısaca benim bir günümün özeti bu galiba.. 2 tane yaramaz muhabbet kuşuyla harcadığımız zamanı yok varsayalım:)

Oruçlarımızı tuttuk şükürler olsun.. Cümlenizin Ramazan bayramını kutluyorum.. 

Allahım sevdiklerimizden bir daha ayırmasın ..sıkıntılarımızı feraha çıkarsın..  bekarlarımıza hayırlı eş, evlat isteyenlere hayırlı evlat; hastalarımıza şifa, cümlemize helalinden bol rızık versin, korktuklarımızdan emin umduklarımıza nail eylesin. Cümlemizin yuvasına huzur ve eşler arasına sevgi versin... evlatlarından yana sıkıntısı olan varsa da o evlatlara akıl fikir hidayet versin...  vefat eden geçmişlerimize sevdiklerimize de gani gani rahmet eylesin.. Son nefeste hepimize iman nasip etsin..

Dünyanın her neresinde zulum gören haksızlığa uğrayan darda kalan müslüman kardeşimiz varsa Allah cümlesini feraha çıkarsın.. Allahı düşman edinene Allah fırsat vermesin..

Amin amin amin.. bi hürmeti taha ve yasin.. 
Selametle kalın.. Selamlar

28 Mayıs 2020

Bizim Hikayemiz

Efendimiz aleyhisselatu vesselam der ki "Bir erkek karısına baktığı , karısıda kendisine baktığı vakit... Allah c.c  her ikisine rahmet nazarı ile bakar .. ve erkek karısının elini tuttuğunda her ikisininde günahları parmakları arasından dökülüp gider.."

Gelelim bizim hikayemize.. Gecen gün ki yazımda girişi yapmıştık..

Cok zamanlar evlenmeyi hiç düşünmemiştim. Babam yıllarca hastaydı hiç düşünmedim.. vefat etti düşünmedim.. abim evlenmeden düşünmedim..  demekki sonrasın da düşünmeye başlamışım..

Edirne dışından asla olmazdı bir kere.. Benim annem vardı belli bir düzenim vardı.. bunlar benim olmazsa olmazlarım.. Tekirdağdan oldu tanışmayı  kabul etmedim. Kırklareli aynı şekil. istanbul hiç olmaz... Dünya ahiret görüşü uyumunu zaten saymıyoruz.

Birgün eşimin numarası ulaştı elime. Evlilik yapmış ayrılmış. 7 yıl olmuş. Ergen yaşta 2 evladı var. hımmm.. Evlilik yapmış bir erkek..  Hemde evlad sahibi... Aklımın ucundan böyle bir seçenek olduğu bile geçmemiş bu zamana..

Eşim olacak ya.. Allah bir fikir veriyor.. telefonla görüşmekten ne çıkar.. görüştük diye illa olacak değil ya.. ya ilk o aradı ya ben aradım.. hiç bilmiyorum.. yalan olmasın..  o akşam nöbetteydi galiba.. Böyle genel şeylerden konuştuk edebi edebi..arada ben ahkam kesiyorum o hiç bölmeden beni dinliyor.. sonra o konuşuyor ben hiç bölmeden dinliyorum.. bir saat veya daha fazla konuştuk.. bir buçukta olabilir:)  sonra ki günler bikaç kez kısa kısa.. bir ara hiç konuşmadık.. bir hafta 10 gün ..zaten evlilik gündem de yok ha.. ne o olaya asılıyor ne ben.. sanki hatır için konuşuyoz.. İlginç..

Bir ara yüzyüze görüşsek mi böyle olmayacak.. neyse nöbetinden ara bulduğu bir cuma günü kavaltıya gidiyoruz.. ben kendi imkanımla o kendi arabasıyla gelecek.. Edirne de karaağaç denilen bir yer var ağaçlık mesire yeri gibi şehrin biraz dışında. Orada limon kafede buluştuk.. O beni bahçe kapısında karşıladı.. Arabasının kapısını açtı ve bir demet çiçek çıkardı.. bana uzattı.. Beklediğim birşey değildi.. "Ben bunu ne yapıcam arabaya geri koy dedim" çiçeği almadım.. Çiçeği almam birşeyleri kabul ettiğim anlamına gelirki  daha ortada birşey yok..

Sonra içeriye geçtik.. kavaltı geldi.. Konuştuk konuştuk.. o düşüncelerini toplayabilmek adına çoğunlukla benim yüzüme bakmadan konuştu.. Hatta neden yüzüme bakmadan konuşuyorsun diyesim geldi de durumu anladım da birşey demedim..

Daha çok onun özel hayatını masaya yatırdık kabul ediyorum..  Neden ayrıldın niye ayrıldın sen miydin sebep o muydu..Onu belki üzdüm belki darladım.. Eşimden bunun için özür diliyorum şimdi aklıma geliyor..

Ama toplum ayrılmaya ayrılmış insanlara garip bakıyor bunu hepimiz biliyoruz... Evet her evlenen insanın başına gelebilir.. Siz çocuğunuz veya torununuz ayrılabilir.. Dinimizcede ayrılmak helaldir .. bir iş yürümüyor ve kişilerin hem dünya hem ahiretini bozma noktasına geliyorsa iki tarafın selameti için ayrılmalıdır..

İnternette okumuştum ayrılmış bir erkek diyordu ki "boşanmış olmak sabıka kaydı gibi üzerime kaldı.. ne yapsam kurtulamıyorum.. nikahsız olarak onlarca kadınla birlikte olan kayıtlarda bekar geçiyor ama siz nikahla bir birliktelik yaşayıp ayrılıyorsunuz adınız boşanmış kalıyor..."
Çok üzücü.. Allah hiçbir müslümana ayrılacağı evlilik yaptırmasın.. evli olanların yuvalarına selamet mutluluk versin..

Biz hikayemize dönelim.. görüşmenin sonunda ayrılıyoruz.. yüzüme bakıp gözlerini iki kere kırptı "görüşürüz" dedi.. İşte o kadar konuşmanın sonunda o an ben eşimden "elektrik" aldım..

Şimdi bana kocaman bir kahkaha atabilirsiniz ama doğru..Hani tv de hep duyuyoruz "elenktrik alamadım :) " diyorlar ya.. ben elektrik aldım abi.. ister inanın ister inanmayın..

Eve gelince ablamları aradım.. dedim "size bişey diyim mi".. durum böyle böyleyken ben olumlu birşeyler hissettım.. Şaşırdılar.. sonrasında anneme söyledim.. İşte asıl hikaye bundan sonra başladı..
Annem isyan etti.. "Boşanmış üstelik çocuklu birinle evlenmene asla rıza göstermiyorum.. Bizim ailemizde kimde var? Akrabalarımızda kimde var böyle durum?..Nasıl açıklarız ele güne?.. olmaz olmaz.. mutsuz olursun.. olmaz analık hakkımı helal etmem.. beni çiğner öyle gidersin.."

Evet kardeşlerim.. bu da yetmezmiş gibi birkaç gün sonra müstakbel eşimin tayini Karabük'e çıkar.. ve bir kez daha görüştükten sonra Edirne'den gider..

Allahın işine bakar mısınız.. Biz onunla Edirne'de diye görüşüyoruz.. Üstelik elektrik akımına bile kapılıyoruz o beni bırakıp gidiyor.." kararını ver" diyor.. "iyi düşün taşın..bundan sonra yaşayacağım yer Karabuk"

Eyvahlar olsun.. annem o kadar şeyin üstüne birde Edirne'den gitme ihtimalimi duyunca hastalıklara kardı.... çok hastalandı.. onun hastalandığını gören işin içinden çıkamayan ben de hastalandım.. kardiyoloji psikiyatri gezdim durdum.. çok dua ettim.. Allahım hayır neyse sen beni o yöne yönlendir.. Ben her sonuca razıyım ama beni iki arada bir derede bırakma bu şekilde yaşayamıyorum..  Ablamlar abim annemi razı edemedi.." evlenmek istiyorsa evlensin dünyanın sonu değil biz hep yanında arkasında dururuz" dediler olmadı olmadı.. onlarda çok yıprandı.. herkes yıprandı yani..

6 aymı ne geçti eşimle sadece telefonda konuşuyoruz.. her defasında bana bozuk atıyor.. "ya öte ya beri beni daha fazla oyalayıp durma" diyor..Eşimin ailesi de aynı şekil "oğlumuzu oyalama,bırak" diyorlar..

İçinde bulunduğum durumu anlatamıyorum ona.. vallahi anlatamıyorum.. sizlere de anlatamam.. ancak yaşamak lazım..  annemi düşünüyorum.. köydeki hayvanları düşünüyorum.. ne olacak halleri ben gidersem.. hepsinin felaketine sebep olmayım diyorum.. diyorum diyorum..
Bu süreçte o kadar üzüldüm ki babamın vefatında bile bu kadar üzülmemiştim.. annem ağlıyor ben ağlıyorum.. Allahım çok kötüydü..

Sonra bir gün ne oldu bilmiyorum..vallahi ne oldu da oldu hala bilmiyorum..sadece  Allah c.c olsun dedi.. "kün feyekün"

Eşime "gel beni iste" dedim.. "annemler yaşlı Kayseri den gelemezler" dedi.. "gelmesinler sen amirini al gel" dedim..

Usulen teyzeleri halaları dayımı telefonla aradım.. Durum böyle böyle dedim.. hepsi şok geçirdi..hatta nutukları tutuldu..söyleyecek kelime bulamadılar.. benden beklemedikleri bir atraksiyondu.. kim yapar "Demet" yapar... :)

Edirnede calıştığı zaman ki amiri eşiyle birlikte geldi.. beni istediler..eksik olmasınlar..

Bizimde çekirdek aile vardı.. kardeşler yeğenler o kadar..Eşim beni istedi nikah için gün aldık o gitti.. sonraki nikah işlemleri, gelinlik, davetiye, nikahşekeri, arabanın süsünü seçmek, fotoğrafçıyı ayarlamak bana kaldı.. Böylece hepsi benim gönlüme göre oldu..elhamdülillah.. isteme nikah bir ay içinde gerçekleşti..

Evlenirken düğün zaten istemiyordum.. Benim tarzım değildi.. Bir mevlid okunmasını isterdim olmadı.. Nikahımıza  yakın akrabalar geldi.. Sonrasında birkaç gün Edirne'de kalıp Karabük'e geldik... Yok be.. balayımız falan olmadı.. onu koz olarak elimde tutuyorum.. Eşime diyorum ki "beni bir balayına bile götürmedin" :)

Ne demiştik.. Bir gece vakti  Karabük'e geldik.. Araba apartmanın önünde durdu....
..........................................
..........................................
......................................... devamını sonra yazalım..

Yorumlara anında cevap veremeyebilirim.. Eşim evde olduğunda onunla hasbihal etmek isterim.. İnternetimin kotası da bitebilir. Bundan önce 4 gb tı. 2 aydır faturalıya geçtim diye 7 gb..  ama hemen bitiyor..Geçen gün yeğenimle görüntülü konuştum kapatamıyorum da internetin dibine vurduk:) Edirnedeyken telekomun interneti vardı..İstediğim gibi giriyordum.. Burada o imkanım yok .. Beni anlayacağınızı umarım.. Günlüğümü okuduğunuz için teşekkür ederim.. Bikaç fotoğraf aşağıda olacak..


Yüzükleri eşim alıp getirmiş.. "Beğendin mi?" diye soranlara" o almışsa ben beğendim" diyorum..Beğendim.. pırlanta değil.. normal yüzük.. (sakın başkaları pırlanta alıyor sen bana almadın diye eşinizle kavga etmeyin..ha...merak eden olursa eşim nikahta takı olarak 5 tane burma bilezik taktı..(Birini kayın validemler almış) "Elimdeki imkanım bu kadar" dedi..

Ben inanıyorum ki bir erkek imkanı varsa eşine herşeyin en güzelini alır.. alacaktır.. Onun mutluluğu sizin mutluluğunuzdur.. Ben de erkek olsam öyle yapardım..Benim Allaha olan inancım gönlümü bu yönde müsterih ediyor..Zorla borçla yaptırılan takıdan da bir hayır geleceğini sanmıyorum..Seven sadık bir eşin değerinin parayla ölçülebileceğini de düşünmüyorum.

Biz kadın olarak elimizden geleni yapalım, eşimize gönlümüzdeki bütün sevgiyi verelim.. Allah c.c gizli, açık mutlak herseyi bilen ve işitendir ve asıl mükafatı verecek olanda odur..

İsteme söz nişan hepsi bir arada.. beşibir yerde gibi:)

Nişan yastığımıydı adı ?  Tasarımı bana ait..saten kumaş..taş kullandım. makası da ben yaptım.. bence güzel oldu..
İsteme çiçeğim.. Ben hiçbirşey sipariş etmedim.. Gönlünden ne geçerse dedim.. beğendim

İsteme çikolatası.. Tepsiyi beraber beğendik.. Küçük bir tepsi gereksiz masraf olmasın.. Hani bir kahve pişirirken kullanırım hatıra olur dedim..Bir ara onun fotosunu da atarım

Pastayı da beraber beğendik. Çikolata pasta hep bir gün önce sipariş edildi..Eşim ancak gelebilmişti çünkü..

İstemede dağıttığımız havlular..

Benim diktiğim hatıra lavanta keseleri.. yeşil ve beyaz kurdeleli olanları da var...

Benim beğendiğim ve sözlerini benim yazdığım davetiyelerimiz..

Yine benim tasarladığım nikah şekerimiz.. İçinde badem şekeri var.. etiketlerde kapak altında..küçük takıları koyabilirsiniz içine.. etiketi özellikle üstüne bastırmadım.. insanların isimlerinin yazdığı şeyleri kullanmayı ben pek sevmiyorum.. başkaları da öyle düşünür dedim..

Benim beğendiğim araba süslememiz:)

Gelin arabamız..

Dış çekim yapamadık  hava müsait değildi.. stüdyo da gelin damat fotoğraflarımız çekildi.. Eşim arabayı çiçekçiden alıp gelecekte.. Nikah salonuna gideceğiz.. Fotoğrafçıda beklerken ben..

Fotoğrafçıda beklerken yine ben.. canım çok sıkılmış...gelin bu kadar bekletilir mi yahuuu:)

Nikah salonunda... nikahı beklerken yine ben....Farklı olarak bu sefer yanımda eşim var:)

ve Mutlu son..

Bekar olupta evlenmek isteyen cümle kardeşlerime Allahtan hayırlı eşler diliyorum.. Her zaman duamdasınız...

(Dini nikahımız resmi nikahtan bir gün önce cuma namazı kılınmadan  Darülhadis camiinde oldu.. Tanışmamız.. ilk görüşmemiz ve nikahımız hep cuma gününe rastladı...Vardır bir hayır..)

26 Mayıs 2020

Yeniden Başlamak

Bismillahirrahmanirrahim.

Hani öyle olur ya. Çoktan aramadığın bir arkadaşın yada bir akraban vardır. Aramak istersin.. Eline alırsın telefonu.. ama arayamazsın. Karşı tarafın sana sitem edeceğini bilirsin. Neden aramadın niye sormadın hayırsız.

Sebebini anlatsam belki bana hak verir.. hatta kesinlikle hak verir.. ben aslında hep aramak istedim hiç unutmadım ki.. neler yaşadım bir bilsen.. hiç iyi değildim. dünyanın bütün dertleri beni bulmuştu sanki.

" dünyanın bütün dertleri " kısmına karşı tarafın kesinlikle inanmayacağı bir gerçek..ama inanın insan bazen öyle bir hale geliyor ki kendini dünyanın en dertli insanı gibi hissetmeye başlıyor.. Oysa dertleri başka insanların yaşadıklarınla kıyaslanınca hiçte büyük değil. Lakin gelin siz bunu o kişiye anlatın..

Birşey söylemek istiyorum.. Hatta bir değil çok şeyler söylemek istiyorum.. istedim.. Ama hep birşeyler engel oldu.. Utanmak yada sıkılmak mı sebebi? Yada dünyadan iyice uzaklaşmak mı? Herşeyin anlamsız gelmesi mi? Yazsam ne olur.. yazmasam ne.. Ben kimin umurumdayım ki.. dünyada bir sinek kadar değerim yok..

2.5 yıldır yazmıyorum..Kendimi çok kötü hissettiğim günler oldu.. İyileşemedim..Oysa yazmak bana iyi gelirdi.. Hatta yıllar önce ilk bloga başlama sebebim buydu.. Babam beyin kanaması geçirmiş yatalak kalmıştı.. Çok kötü durumdaydım. Arılarım vasıtasıyla tanıştığım güzel insanlar beni yazmaya teşvik etti.. Yazmaya paylaşmaya.. Bu bana çok iyi geldi.. Anlamını yitiren hayatım yeniden bir anlam kazanmıştı..

Şimdi de yazmak bana iyi gelir. Umarım iyi gelir. Yazdıklarımı okuyan olur mu? Bilmem.. Eski dostlar hala bıraktığım yerde mi? Bilmem.. yeni dostlar olur mu? Bilmem. Bildiğim tek şey yazmayı seviyorum.
..................................................
..................................................
..................................................

Korkmayın başıma felaket gelmedi..sadece annemden, köyümden, tavuklarımdan, kedilerimden, arılarımdan, çiçeklerimden, ağaçlarımdan, toprağın kokusundan, rüzgarın sesinden, yağmur damlalarından ayrı düştüm...

Şimdi böyle yazınca kendimi kötü hissettim be..çünkü bu saydıklarım hepsi benim yaşama sebebimdi..

Çok şeyden ayrı düştüm.. ama bu arada birşeye kavuştum.. EŞİME...

Ben bunları yazarken o gece nöbetinde görevinin hakkını yerine getirmeye çalışıyor..sabah kapıyı açtığımda kan çanağı olmuş gözleri sararmış benziyle karşılaşacağım.. "selamün aleyküm" diycek.. "ve aleyküm selam hoşgeldin" diyeceğim..Elini yüzünü yıkayıp, derin bir uykuya dalacak.. öğlene kadar onun uyanmasını bekleyeceğim ki birlikte kahvaltı yapabilelim..

Bir polisle evliyim 2 yılı bitirdik elhamdülillah... Edirne diye başladığımız birlikteliğimiz tayin olmasıyla "Karabük" de bir apartman dairesinde devam ediyor... bütün hayatım değişti.. hiçbirşey eskisi gibi değil artık..

Ve Kayseri gelini oldum..eşim Kayserili... amaney... Nasıl oldu da iş buralara kadar geldi onu da bir dahakine yazayım.. Nasip olursa.

(2.5 yıldır bloğuma ilk kez girdim ve yorumları yayınladım. cevap vermediğim için herbirinden özür dilerim..Nasıl bir hüzünse bu...Bana o kadar zaman engel olmuş..Bilgisayarı açmayı unutmuşum.. cep telefonunun internetinı bilgisayara bağlayıncaya canım çıktı. hep hata verdi! neyse oldu galiba)

selamlar cümleten

01 Aralık 2017

İyi ki Doğdun...

Fırtınalı bir aralık sabahından selamlar cümlenize... gercekten de 1 aralıkmış:)

Hicri olarak rebiülevvel ayındayız..Mevlid kandilinizi kutlayamadık ama bu ayın tamamı kandil ayıdır..Hatta diyanette yeni bir düzenleme yaptı.. önceki adı kutlu doğum olan..şimdi ki adı ise "Mevlidi Nebi" yani peygamberin doğumu olarak değiştirilen kutlamalar bu ay içinde yapılacak..

Uzun zamandır efendimiz aleyhisselatu vesselamın doğumunun miladi takvime sabitlenmesini istemiyorduk..Çünkü bizler hicri takvime ayın durumuna göre dini ibadetlerimizi yapıyoruz biliyorsunuz..Kandiller bayramlar sürekli yer değiştiriyor..Çok şükür olması gereken yapıldı.. elhamdülillah..

İyi ki doğdun.. alemlere rahmet olarak gönderilen peygamberimiz..
Adın anılınca duygulanmayan bir yurekten ; salavat getirmeyen bir dilden Rabbim bizleri muhafaza buyursun. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim....

İnsallah cümlemize tez vakitte gidip onu ziyaret etmek; iman dolu bir kalp ile onu ziyaret etmek nasip olur..

Sayfanın en sonunda bir yazı yazacağım.. ben okudukça mutlu oluyorum..sizinde belki hoşunuza gider..

Marketten yeşil zeytin aldım.. zamanı kasım ayıymış..ilk kez deniyorum.. bakalım neye benzeyecek..

Abimin geçen yıl benim için söktüğü yaban güz çigdemi çiçek açtı.. tam 3 tomruğu vardı.

Farelerin yemediğine ve yaşadığına çok sevindik....

Mutluluk nedir? Mutluluk bir yaban çiçeğiyle bile mutlu olmaktır.. Allah c.c biliyor.. Başkasının gülüp geçeceği ufacık şeyler bile beni mutlu ediyor.. Ama kimse beni anlamıyor..Bende onları anlamıyorum:) Sorun yok...

Kedilerime bir yemleme sistemi düşündüm..otomatik yemleme makinaları çok pahalı ve soğuk koşullarda çalışmayabilir.. Bende sizlerin tavuklara yaptığı düzeneği denedim..evet biraz fazla yem yiyorlar ama en azından istedikleri zaman yem olması iyi birşey..sanırımbu  3 kg civarı yem alıyor.. boruyu daha uzatırsak daha çok yem alacak.. benim hedefim bir hafta yetecek yem olması..gönül ister belli aralıklarla yem dökülsün ama şu an yapabileceğim bu..



Bunlara dam koruğu derlerdi eskiden.. şimdi sukulent diyorlar.. onu bir midyenin içine ektim...Midye gerçek..

Bunları da annemlerin toprak kaplarına ektim :)

ve bunu da...eskiden yemek pişermiş bunların içinde..ben hiç bilmiyorum..orjinal oldu bence.. ben begendim..


Dayım haziran ayında mı temmuz ayında mı ne ayçiçeği ekti.. adam tutup sulattı.. öylelikle oldu...

Hasata geç kaldı.. hala tarlada ve yeşil.. duyda ınanma.. Yagmurdan yattı..Kuşlar bayram yapıyor... :) Dayım zengin adamdır heeee.. üzülmeyin...

Yan komşumuz olan tesis bizi canımızdan bezdirdi.. Bütün çatısının suyu bizim tarlaya akıyor.. sözüm ona oluk var ama bütün su bizim tarlada..calışanlara söyledim olmadı.. ayağına gittim olmadı.. taahhütlü mektup gönderdim zararınız var bize diye olmadı olmadı.. kendisi ismini vermiyim..edirne de bir suyun başında olduğu için beni küçük adam olarak görüyor..

Onu Allaha havale ettim.. durumuda  valilik başbakanlık neresi olursa dilekçeyle bildiricem.. belediye demiyorum.. çünkü belediye asla tek cevap vermiyor.. keyfin iyimi adamına göre...anlarsınız..

Elma sirkesini süzdüm..
Bu yeni süzüldüğü zaman..

karanlık bir yerde beklettim..2 ay..

3 ay sonraki hali.. abim bize sirke ver dedi... alıp götürdü:(

Köyümün gün batımı....

Bu kirpicik kış uykusuna yatamamış.. güneşlenmeye çalışıyordu ama hasta gibiydi.. meyve getirdim yemedi.. geçen günlerde bahçede dolaşırken gördüm ki....içini yemişler postu kalmış.. köpeklerin işi olsa gerek..İnna lillahi ve inna ileyhi raciun..

 Fasulye maşallah büyüyor.. delikanlı oldu..

 Bahçe çok dağınık duruyor diye gülleri budamıştım..Yağmuru görünce hepsi tomurcuğa durdu..

 Olur mu olmaz mı.. ama bir Ümit... güz gülleri gibiyim.. hiç bahar yaşamadım.. Biz bütün baharları yaşarız inşallah.. hatta 4 mevsim yaşayalım.. hepside güzel olsun...

 Çilekler yağmuru görünce yeniden canlandı..Bahara yerleri değişmesi gerek..

 Bahçe yeserdi.. otta olsalar ben yeşili seviyorum.. yeşile bakmak ömrü uzatır...

 Bu armut yıkıldı yıkıldı.. çok sert.. ahlat değil.. tatlı ama çok sert..

Son aylarda kendimce zor günler yaşadım..Neden diğer insanlardan farklıyım..? Neden beni kimse anlamıyor.. anlıyorum diyenler bile beni  anlamamış..en üzüntü verici olan gerçekte olmadığın bir kişi gibi muamele görmek..yapmadığın bir şeyle itham edilmek.. ben her zaman olduğum gibiydim.. numara yapmak bana göre değil.. buna ihtiyacımda yok.. hiç kimseninde olmamalı.. bizi seven olduğumuz gibi sevmeli.. demet hep böyleydi.. göründüğü olduğudur..olduğu göründüğüdür...

Bana kimsenin sesini yükseltmesi hoşuma gitmiyor.. güzel bir yazı okumuştum sizinle paylaşmak istedim.. umarım hoşunuza gider...Kimse kimseye sesini yükseltmesin.. hele seven sevdiğine...
.................................................
.................................................
.................................................
Neden Birbirimize Bağırırız?

İslam alimlerinden biri talebeleriyle birlikte Basra kıyısında gezinirken; öfke ile birbirine bağıran bir çift görmüş. Talebelerine dönüp "insan neden birbirine böyle bağırır?" diye sormus.

Talebelerden biri " cünkü sukunetimizi kaybederiz" deyince mübarek zat "ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden yüksek sesle konusuruz? O kişiye söylemek istediklerimizi alçak bir ses tonu ile duyurabilecekken; demek istediğimizi rahatca aktarabilecekken niye avazımız çıktığı kadar bağırırız? "

Talebelerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış "İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır..bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak mecburiyetinde kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse arada açılan mesafeyi kapamak için o kadar çok bağırmaları lazım gelir"

"Peki iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar; çünkü kalpleri birbirine yakındır. Arada ya mesafe yoktur yada çok azdır.

Peki iki insan birbirini dahada fazla severse ne olur? Sesle konuşmazlar. Sadece fısıldaşırlar. Çünkü kalpleri birbirine kaynaşmıştır..Hatta bir süre sonra konuşmalarınada lüzum kalmaz... sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur... İşte birbirini hakiki olarak seven iki kişinin yakınlığı böyle birşeydir..."

Daha sonra talebelerine bakarak şöyle devam etmiş.. "Bu sebeple tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin.. mesafe sokacak sözlerden uzak durun..."

Ne demişler..." zerzevatçı bağırır..sarraf bağırmaz...eskici bağırır...antikacı bağırmaz.."

Fikri kıymetli olan bağırmaz..bağıran düşünemez..düşünemeyen kavga eder.. sesimizi değil sözümüzü yükseltelim...

Rabbim bizleri güzel sözle, hikmetle ve nezaketle davranan kullarından eylesin.. Allahümme amin..
Esselamü aleyküm ve rahmetullahi ve berakatüh

29 Mayıs 2017

Relaks olmak ne ki?

 Esselamü aleyküm.. Ramazan ayına kavustuk cok şükür.. Bayrama da kavuşmak nasip olur inşallah..
Yine uzun bir ara verdik.

En son kalbimde bir sorun oluştu..Göğsümün ortasında biri ayağınla basıyormuş gibi bir ağırlık..günlerce geçmesini bekledim geçmiyor..kardiyolojiye gittim.. Ritm holter, ultrason, efor testi derken.. strese bağlı taşikardiye hükmetti doktor. Şimdi ilaç kullanıyorum. Biraz daha iyiyim.. tamamen geçtimi dersen..hafifledi diyelim.. Geçer inşallah..

Babamın eski kitaplarında okuduğum bir paragraf aklıma geliyor...Üzüntü kaygı kişide 3 şeyden en az birine zarar verir. "kafa.. mide yada kalp"
Heh:) midem için zaten ilaç kullandığım var.. şimdi kalp.. sırada kafamı var... Celle celalüh aklımıza mukayet olsun.. Cümlemizin.

Bir dostum bana diyor ki "rahat ol... relaks ol, takma kafana" İyi de... benim yerimde gel sen ol...sonrada relaks ol bakalım:)

 Arı maskemi bir an bırakmamla içine yerleşmişler. Başka yer yok sanki:)

Çöp kutusuna kedi girdiğini çok görmüşüzdür.. Peki köpek girdiğini gördünüz mü?
Kocaman bir köpek ama çevik. Tek hamlede içine giriyor. Sadece kuyrugu gözüküyor idare edin. Çöp atarken karşına çıksa azıcık altına kaçırır insan:)

 Sümbülleri fareler yemiş. Sayıyla birkaç kök kalmışlar.

 Yaban menekşeleri.

 Ballı baba..
 Ömrümce ilk kez beyaz ballı baba gördüm..

 Albino mudur nedir? :) Ben de çok şaşırdım cidden.. Belki siz gördünüz ben görmedim..

Afrika menekşelerinin yapraklarını budamışım.. atmaya kıyamadım...suya koydum köklendiler.. Pet bardaklara ektim..Daha bunun iki katı var.. sağa sola hediye edicem artık..

 Baharda bahçe uyanırken.. mutfak penceresi..

 Çilekleri tavuklar yiyor.. o yüzden kırmızısını gösteremiyorum:(

 Yıllardır çok zor bir hayat süren teyzem vardı.. Kaybettik.. Babacığımda burada..

 Selam size bu diyarın mümin ve müslüman olan halkı.. Elbet yakında bizlerde sizlere katılacağız..Allahtan bize ve size afiyet dilerim.. Muhammed Mustafa aleyhisselatu vesselam  efendimiz kabirlere böyle selam verirdi.. Yakında bizlerde sizlere katılacağız diyor.. ne acı değil mi?

 Bu bizim içme suyu aldığımız köy çeşmesi.. Bir ara kaynağını kurcalamışlar kurumuştu.. sonra yeniden canlandırmış bir hayır sever.. Allah cümlemize helal ve zekatı verilmiş paradan böyle hayırlar yapmak nasip ve müesser eylesin.. Allahümme amin..ben çok isterim.

 Bu bir atma köpek..O kadar mazlum... gözleri o kadar hüzünlü ki.. Önünde yemek bile olsa kedilere bişey yapmıyor..
 Kemikleri çıkmış.. memeleri sarkmış..

 Teşekkür ediyor.. Afiyet olsun bebeğim..

 Süpriz doğum pastam.. Kestaneliydi canınız çekmesin.. benim çekti:)

 Dereboyunda gün batımı gurup...

 Yağışlar baharda güzel maşallah..

 Her taraf yeşerdi..

 Papatyaları özellikle kesmedik.. tohum atsınlar.. yakında yaban otu bile kalmıycak.. Tarla tarla.. ilaç

 Mülver.. çok güzel kokan alçak boylu bir süs ağacı..dona ve kuraga dayanıksız.. Tohumları sanırım hemoroidte kullanılıyor.

 Annem buna karamık der.. yaban otu.

 Yaban gülleri..

 Kestane püskül yapıyor.. kestanede yapıyor.. içleri hep kof..
 Zambak..

 Cezayir menekşesi..Bu yıl bahçeye öyle bir yayıldı ki. Muhteşem.

 Abimin baklaları..çok eski bir tohum.. sırf tohum elde etmek için ekildi..10 kök bişiy.. Başka yok elde.

 Filbahri.. Geçen gün komşu soruyor bu ne? Hiç görmemiş. Ben çocukluğumdan beri hemen bütün çiçekleri bilirim.. İlginç...

 Çok fazla çekirge var.. herşeyi yiyorlar..özellikle güllerin tomurcukları..

 Uyku çiçekleri.. oxalis miydi adı? Yanlışım yoksa..

 Çekirgelerin kırtladığı bir gül..

 Bunun ismini bilmiyorum.. çok yıllık..

 Bahçe biraz daha yeşermişken..

 Bu bir domates.. kestim aynen yüreğe benziyor.. ilginç geldi.. tadı mı? hiç kalp tadı yok.. saman gibi :)

 Tarlaya ayçiçek ekildi.. daha çıkamadan kuvvetli yağış.. ortaya su toplandı.
 Çürüdü elbette..

 Yağmur yağdıkça ortaya toplanıyor.
...................................................................
...................................................................
İki gün kadar önce banyoda bir tıkırtı.. geceleyin.. havalandırmaya yavru düşmüş..

 Biraz bir uğraşmadan sonra havalandırmayı sökersin ve oğlanı yakalarsın.. Sakın hayvanın boğazını sıktığımı sanmayın.. ben onu kuş gibi tutuyorum.. İki elle tutamam ki fotoğraf çekemem o zaman.

 Pençeler çok güçlü maşallah.. soba yaksan yanar.. hava çok soğuk.. bacaları kapatmakta gecikince bu hayvanlar hep düşüyor.. ertesi gün....

 Dama çıktım.. bacaları kapattım.. tarlada yine su toplanmış...ayçiçek..


 Yan tarlada da biraz su var..Bacalar birer tahtayla kapatıldı.. ama böyle olmuyor.. tel gersen ikide bir oynamak zorunda kalmassın..
 Bahçeye bakış..

 Manzara güzel..

 Bahçe..
......................................
......................................
Daha bir yaşında olmayan bir kedi vardı.. adı çıtır...

 hamile kalmış.. zaten 40 gün gebelikleri.. yeni yavruladı. Sundurmada..

 berat kandili günü anne kayboldu.. yavrular bir haftalık yoktu daha.. Ben kendı hastalığımla uğraşırken onlarda bana kaldı.. Hero baby bebek maması aldık.. ishal yaptı.. pet shopa gibip kedi sütü aldım.. Geceli gündüzlü 2 saatte bir yavru beslemek çok yıpratıcı.. çişini bile sizin yaptırmanız gerekiyor.. yoksa yapamıyor çatlıyor.. Bir haftada 1 kutu mama bitti.. bir kutu daha aldım..


Bir tanesi hep ishal.. büyümedi gelişmedi.. ikinci mama bitince yine almaya gittim.. aynı marka kalmamıs. başka marka aldım.. bu sefer yavruların hepsi ishal oldu.. veterinere tel açtık.. kedi sütü kullanma aptamil 1 al dedi.. Aptamil 1 e geçtik.. yavruların ikisi biraz toparlandı ama birini kaybettim.. tam 16 gün baktıktan sonra..

 En küçük ...adını nohut koymustum..Vefat etti..

Allah biliyor ne hizmeti ne harcadığım para hiç gözümde değil..  150 liradan fazla harcadım.. helal hoş olsun..Keşke yavrucuk yaşasaydı..

Şimdi diğer ikisi beni uyutmuyor..hava soğuk olduğu için kutu içinde antreye aldım..18 gündür falan uykusuzum.. annem bu kadar sık süt verme diyor.. ne yapayım bağırıyorlar..

Annesiz yavruya bakmak çok zor.. kimse annesiz kalmasın.. Anneler hep var olsun.. Bize de anne olmak nasip olur inşallah...

Yazacak çok şey var.. ama şekerim düştü galiba... bir ara yine yazarım.. Nasıl olsa okur yazarız.:)

Selametle..

Aklıma geldi.. bu yıl köyde davulcu yok sanırım.. hiç duymadım.. isabet olmuş..Geçen yıllar 2 saat önceden geldiklerini ve uykumu kaçırdıklarını yazmıştım.. Küçücük köy.. bir saat önce çıksan ne olur.. İşi erken bitirecek yatacak.. iyide bizim uykumuz ne olacak? Bu yıl davul yok kedilerim var zaten sağolsunlar:)