11 Kasım 2008

Birazda arıdan bahsedelim

Birazda arılardan bahsedelim! Bu hafta hava soğuktu, arıyı açmadık, kovanları dışarıdan izole ettik. Onu sonra anlatırım. Aşağıda geçen hafta aldığım görüntüler var.

Önce üst örtülerini açalım. Normalde kovanların üzerlerinde kontroplak var, yeni aldığım bir kovanda da bu tarz bir kontroplak var. Daha esnek ve çekmecelerin altına çakılan şeylere benziyor. Demirle kenardan kenardan kurtarmaya çalışıyorum ama nafile!
Her açışımda birer parça yonga kopuyor ve kovanın kenarlarına çatırçatır yapışıyor. Nasıl saçma sapan bir durum! Aslında düzgün bir kontroplak alıp değiştirmem lazım; ama değiştirememişim işte!

Neyse devam edelim, bu koloniyi (kovanın oğula gideceğini görünce) mevcut anayı korumak için 2 çıta arıyla mayısta ayırmıştım.
Ana en az iki yaşında. Kasım itibarı ile iki çıtadan geldiği nokta bu!


Bu ise; üstteki ananın asıl kovanı. Mayıs ayında bu kovandan iki bölme ben yaptım birde oğul verdi. Bunun geldiği noktada bu! Maşallah fena sayılmaz.

Bu da iki ballıklı olan arılardan biri. Bir ara oğul vermeye niyetlenmişti ama sanırım engellemeyi başardım.
Yok ya! Aslında buna başarı denmez;Onlar vazgeçtiler desek daha doğru olur…
Ne diyordum? Evet bu kolonileri daraltmayı (sıkıştırmayı) düşünmüyorum. Sanki daraltırsam balları yetmez gibime geliyor!

6 yorum:

ALİ TÜRK dedi ki...

Demet kardeşim arıların çok güçlü bu çok güzel.Resimlere bakarken başka şeyler gördüm oda herhakde sen sır bıçagı kullanmıyorsun.Sır bıçağı çıtaları hızaya getirir.Sır tarağı bu işi tam yapmaz.Dikkatli baktıgımızda tıta yanakları birbirine yanaşmamış ve çıtalar ayrık kalmış.Bu durum dengesiz petek örülmelerine neden olur ve çıtayı kekerken arıların ve anaarının ezilmesine neden olur.Aynı durum doktorumun kovanlarındada vardı::))

Kovanlardaki o örtüye duralit diyorlar galiba,karton gibi bir şey sürekli yıpranır.

Seneye sağımda sır bıçağı kullan ve çıtalardaki çıkıntı petekleri hizaya getir. Kolay gelsin.

d.m.t dedi ki...

Bunu diyeceğinizi biliyordum! Kabahatimin farkında olarak yayınladım resimleri.
Gördüğünüz o çok kabarmış çıtalara sağım yapılmadı. Bölme yada bölünmüş kovanlar da; bal alma durumu olmadığı için pek fazla açmadım. O arada petekleri şişirmişler bende kontrollerde açıyorum, çerçeveyi çıkarıyorum arı ezilecek diye çıtayı yanaştıramıyorum, bir dahaki sefere açıyorum yanaştıramıyorum. Genişleye genişleye bu hale gelmiş. Traji komik!
Şimdi bahara doğru onlar bu peteklerin balını yerler. Mumları da temizleyip düzenlerler inşallah o zaman çıtaları düzgün yanaştırırız. Hatamızı biliyoruz da; geç gelen aklın kıymeti yok neyse!

ALİ TÜRK dedi ki...

::)) Arılar balı yedikten sonra muma dokunmazlar.Sağıma girmesede o çıtaları baharda yavru varken bile düzenlemen gerekli yoksa hep öyle kalacaklar.Zaten yav bunun hiç 10 çıtalı kovanı yokmu da geçmişti içimden onuda yazdım gitti.Kovanları 8-9 çıtayla doldurmuşun.Çıtaları düzenlemeyi şu şekilde yaparsın,yanına bir tepsi alacaksın,yavrulu alan düşüktür.Uzun bir bıçakla çıtayı bir yere dayayarak mumu üsnteki çıtaya sıfırdan yavruya zarar vermeyecek şekilde keseceksin.Çıtaların hepsi aynı ayarda oldumu rahat çalışırsın.Yoksa mudahale etmediğin sürece bu şekide kalır.Birde iş bitimi el demiriyle çıtaları en sonundaki yanaktan diğer tarafa iteceksinki yanaklar arasında boşluk kalmasın ve içerdeki düzen bozulmasın.Gerekirse bu konudada bir resim veya filim çekilmeli.

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Demet kardeş sen Aliyi boşver baharın eline bir sır bıçağı al bıcağın yüzü üst çıta ile alt cıtaya değecek şekilde ileri geri hareketlerle döner keser gibi tüm yüzeyi tıraşla aman petek bozulacak yavrulu gözler bozulacak diye düşünme her iki yüzüde tıraşla kovana geri ver arılar temizlik işini yaparlar. Bal sağımındada bu yöntemi kullan vede boyle düzelmiş çıtaları yanaklar birbirine değecek kadar sıkı sıkı yanaştır. İyiliğimi de unutma zira bu bilgiler bana 2 gün herşey dahil türünden misafir ağırlamaya mal oldu hemde ne yedi yedi bilemezsin kal sağlıcakla..

muratakın dedi ki...

Demet Hanım:
1 - O el demiri sağ elle kullanmak için sol elle değil.
2 - Biz kuluçkalıkta değil ballıkta 9 çerçeve demiştik.
Saygılar.

d.m.t dedi ki...

Muhteşem bey; iyilikler unutmak içindir.
Siz az önce bir şey mi demiştiniz? Bakın unuttum bile!
Tamam; tamam. Mademki bu bilgi size pahalıya patlamış ; paylaştığınız için teşekkür ederim. Ama bakıyorum da Ali bey in öğretme taktiği işe yaramış; ben unutsam bile; sizin bu bilgiyi unutmayacağız kesin!!!

Murat bey; demiri sol elle tutamam mı; belki ben solağım?
Çaktırmayın işte poz veriyorum; sağ elde fotoğraf makinesi olunca demirde sol elde oluyor. Zaten maskenin telinden ne çektiğimi tam olarak göremiyorum, rastgele çekim yapıyorum. Düşünüyorum da motosikletçilerin taktığı kasktan mı taksam acaba? O zaman daha rahat fotoğraf çekerim.
Ne diyordum; evet siz ballıkta dokuz çerçeve dediniz, kuluçkalıkta değil!

Ali bey; bende 10 çerçeve arı yok. Bir sor neden yok! Malzemeden çaldığım için değil; elimde 4 farklı kovan ve 4 tip çerçeve var. Herkes kendi çerçevesiyle 10 çerçeve alıyor. Ama çerçeveler ondan ona sürekli dönüyor. Durum böyle olunca çok zorlasan da 10 çerçeve almıyor. Bende zorlamıyorum. 9 çerçeve takılıyorum.