18 Kasım 2008

Arı Hikayesi 1

Benim de bir junior kovanım var! Nasıl oluştuğunun hikayesini kısaca anlatmak lazım.Bu yılın mayıs ayı.

Oğula niyetlenen bir kovandaki ana memelerini bozuyorum. Tam kapalı bir memeyi bozmuştum ki bir baktım ana elime doğdu. İlk kez böyle bir şeyle karşılaşıyordum. Kırmızımsı bir rengi ve sarımsı bacakları vardı.Nasılda kıpır kıpır yerinde durmuyor, O elimden o elime geçiyor. Öldürmeye kıyamadım.İlk önce kağıttan bir külah yapıp hemen içine koydum.

Kovanı kapadıktan sonra sinek telinden küçük bir külah yaptım ve arıyı içine aktardım. Yeni doğmuştu ama aç olmalıydı. Telin üzerine biraz bal sürdüm. Gelip birkaç kez yaladı.
Ben anaları kendileri beslenemez sanıyordum ama balı yaladı işte!!!
Anayı seyretmek güzeldi ama acilen bir şeyler yapılmalıydı.

Küçük bir kutu buldum,giriş deliği açtım. İçine bir iki petek parçası arılar içinde biraz bal koydum. Anayı da külahınla birlikte kutunun içine yerleştirdim.
Ve normal düzenindeki başka bir kovandan biraz arıyı kutuya silktim(o kovandan arı neden almadın derseniz bilmiyorum; arıyı zayıflatmak istemedim herhalde)

Silkme işlemi tamamdı. Ancak bir baktım ki silktiğim arıların hemen hepsi kutuya açtığım delikten kaçıp gitti. Olacak iş mi!
Hemen deliği çıkamayacakları kadar kapadım. Karanlık ve serin bir yere götürdüm. Baktım kutuyu kemirmeye başladılar. Geceyi atlatsalar bana yetecekti! Ertesi gün hemen bir kovan yapmalıydım. Elimde ne ölçü ne malzeme vardı. Sadece birkaç kırık dökük çerçevem vardı o kadar! Çerçeveleri bozdum, sağlam yerinden iki çerçeve çaktım. Şimdi bu çerçevelere göre bir kovan yapmalıydım, yaptım da. Küçük kovanımın ölçüsü 21-30 cm oldu. Derinliği de 19 cm. Eski peteklerden kestim ve iple çerçevelere bağladım.

Sonra kutudaki arıları yeni kovanıma aktardım. Baktım yeni annemiz hala külağın içinde gezinip duruyor. Demek ki öldürmemişler. Hem de ana kendi kovanlarından olmamasına rağmen.
Anayı da külahtan çıkardım ve çerçevenin üzerine saldım.
Ama sorun bitmemişti hava sıcaktı ve arıyı bir gece kapalı tutmuştum zaten. Kapıyı açsam kovanın içinde kalan son bir avuç arıda kaçıp gidecekti.

Bende kovanın önüne bir balkon yapmaya karar verdim. Kafes teli büktüm, üstüne de sinek teli doladım. Kapıyı açtım. Arıların hepsi dışarı çıktı. Ana arı hariç.

Arılar ısrarla kaçacak delik aradılar ama bulamadılar. Sonra balkona adamakıllı pislediler.

Akşam olunca baktım hepsi kovana geri girdiler.

İki gün bu şekilde balkonlu kaldıktan sonra; balkonu kaldırdım. Bir kısmı yine eski kovanına dönmüş olabilir ama bir kısmı da yeni ananın yanında kaldı. (Bu arada arıları susuz bırakmadık balkona ıslak bir bez koyarak isterlerse buradan su almalarını sağladık)

….devamı sonraki yazıda!

4 yorum:

kadıoğlu dedi ki...

demet abla sen bir ömürsün arılara balkon valla çok iyi bir deneme vede başarı başarılarının devamı dileği ile kolay gelsin.

ALİ TÜRK dedi ki...

Acayip bir macera,arkası yarınlar vardı eskiden Trt radyolarında onlara döndü,sonraki yazıyıda bekleriz::))

cihat dedi ki...

sn demet hanım bu güzel uğraşlarınızın sizi arıcılıkta güzel yerlere getireceği kanatindeyim başarılar dilerim

Vercenik BAL dedi ki...

Vayy beeeeee :)))