26 Şubat 2009

Yumurtaya annelik yapmak!

“Hava ayaz mı ayaz; ellerim ceplerimde, bir türkü tutturmuşum duyuyorsun değil mi?”

Evet hava gerçekten ayaz! Bizim burası için karasal iklim çok normal bir durum ancak önceden ısınıp sonradan soğuyan hava bizi şokladı!
Arıları şokladı; beni şokladı!
İki gündür sırtım çok çok ağrıyor. Arka kaburgalarımın üzerleri. Birisi sırtıma vurmuş gibi! Sanırım kaslarımı fena üşüttüm! Krem sürmek fayda vermiyor ancak ağrı kesici ağrıyı hafifletiyor!

Arılar ne durumda merak ediyorum; Emrah Karadeniz’in kuluçka makinasın da ki yumurtalar ne oldu çok merak ediyorum? Galiba civcivler şimdiye kadar çıkmış olmalı!
Aslında benim çocukken bir kuluçka denemem olmuştu. Dinlerseniz anlatıcam çok heyecanlı!

Bir gün balkona güvercinler yuva yapmış. Hatta içine yumurtlamış bile!
(İki çerçöp getirse yuvayı hemen yapıyor zaten:)
“Yaratılanı hoş gördüm Yaratan’dan ötürü” derler ya; aynen öyle oldu. Yavrusunu çıkarana kadar balkonda kalmasına müsaade edildi.
Yavrular çıktı büyüdü; bugün yarın uçarlar derken bir baktık ki; yavruları bir kenara çekmişler yeniden iki tane yumurta yumurtlamışlar.

Tamam… bu yumurtalar çıksın; balkonu ondan sonra temizleriz derken; bir iki üç!!!
Aynı şey tekrar ediyor. Komşular güvercin sevmiyor ve güvercinlerin balkona tüneyip pislemesinden de rahatsız! Olabilir kimse zorla bir şeyi sevemez! En son şikayet yöneticiye varınca bıçak kemiğe dayandı.
Bir gün baktım ablam balkonu temizlemiş!
-Ne yaptın ya! dedim! Yumurtalar nerede?
-Mutfakta kutu içinde; çöpün yanında! dedi.

Ben gittim yumurtaları buldum. Henüz soğumamışlardı. (Zaten yaz günüydü neyse:)
Ben bu yumurtaları çöpe attırmam ama yumurtaları nasıl yaşatabilirim? O zaman kafam iyi çalışmıyor çocukluk işte!
Gizlice yumurtaları aldım( güvercin yumurtaları hep iki tane olur. Kardeş olsunlar diye!) Nereye koysam nereye koysam; sıcak olmalı; ama fazla değil! Buldum! Vücuduma yapıştırıcam. Kolum olmaz; hareketli; bacağım olmaz; hareketli!
Ayrıca annem kesinlikle yumurtaları görmemeli yoksa benim bacaklarımı kırar!

Evet yumurtalar için kartondan bir kutu yaptım. Bir yüzü açık; açık olan yüzünü karnıma koydum ve bantladım. Yumurtalar benim vücudumdan ısı alacaktı! Hem de buluzün altında kimse görmiycekti:)Ayrıca yaz tatili olduğu için okula gitme derdi de yok!
Akşamları yumurtaları kutudan çıkarıyor gözden geçirip yeniden yerlerine koyuyordum. Bir hafta falan kimse anlamadan bu şekilde idare ettim.

Bir gün gezmekten dönüyoruz; minibüse bindik. İşte ne olduysa o zaman oldu. Tam oturduğum sırada hissettim ki yumurtalardan biri kırıldı.Evet karnım sıkışınca yumurtaya bir şekilde baskı yapmış olmalıydı.Eve gelince bandı çözdüm baktım yumurtalardan biri kırılmış. Yavru net gözükmese de kanlı canlı bir embriyo şeklinde!
O an o kadar iğrendim ki; hemen iki yumurtayı birden çöpe attım. Çocukluk işte biri öldüyse öteki sağ dimi?
Tabi ki şimdiki aklım olsa onlara Emrah’ın ki gibi bir kuluçka makinası yapardım:) Ayrıca yavrular doğsa onları ne ile besliycektim? Bunu hiç düşünmemiştim:)

Sonrasında… bahçeli evimiz olunca güvercinlerimde oldu; onların bir sürü yavruları da oldu! Yavruları beslediğimde oldu! Hatta bir seferinde güvercinimin yumurtalarını bir yılanın yediğini gördüm. Onu da başka sefere anlatırız.

İnsanın doğayı sevmesi ve bunları “an be an” yaşama zevkine ulaşması!
Ne kadar muhteşem bir şey!

8 yorum:

Hayyam dedi ki...

sen neymişsin be d.m.t abla :)

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Demet Hanım bence bir kitap yazmalısınız.Elinizin kalem yatkınlığı var.Üstelik akıcı bir üslüpa sahipsiniz.

Kozlulu Kadıoğlu dedi ki...

ANCAK BU AKADAR OLURRR... denir buna:)
Örümceği koru karıncayı ezilmeye terk et;)
Yumurtanın biri kazaya kurban gitti, diğeride yaşamasın at çöpe...

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

İnsanın doğayı sevmesi ve bunları “an be an” yaşama zevkine ulaşması! yanı bunları yaşayınca insan kel, göbekli, 50 yaşlarında bir herif oluyor ha vay be tıpkı ben:)

d.m.t dedi ki...

Muhteşem deyince üzerinize alındınız demek ki!:)

Emrah KARADENİZ dedi ki...

Bir tek ben merak ediyorum sanıyordum.Demet hanım arıcılıkda olduğu gibi kuluçka makinasında acemiyim.En buyuk hatam makinayı test etmeden yumurta koymak çok yanlışlarım oldu.Yumurta koyduğum rafları kontroplaktan yapmıştım buda nemi görünce şişti ve ne kadar yumurta varsa yere inmesine sebeb oldu.Şimdi altını sinekteli zımbalı bir raf yaptım çok sağlam oldu.İkincisi mdf kabin suyu çekiyor buda nemin kaçmasına sebeb oluyordu.İçini köpükle döşedim.Sizin anlıyacağınız ilk koyduğum yumurtalar şarampole gitti.İçleri hiç oluşmadı önümüzdeki ayın 12 de çıkıcak olan yumurtalar çıkarmı onu bekliyorum şimdi sabırsızlıkla ama günler geçmiyo.Bu askerde şafak saymaya benziyor.

erbabarici dedi ki...

Selam..
Öncelikle geçmiş olsun,ayrıca canlılara karşı olan sevginiz ve merhametiniz beni duygulandırdı,yinede sizi kutlarım iyi günler...

cihat dedi ki...

slm demet hanım ne güzel bi mucadele maşallah Allah nazardan korusun sizi saygılar