16 Şubat 2009

Dayanamıyorum!

Dayanamıyorum ben de yazıcam;
Beyler size ne oluyor?
Emin olun ben hiçbir şey anlayamadım! Paylaşamadığınız nedir?
Konuya vakıf olmayan bir yabancı yazılarınızı okusa ne der bunu hiç düşündünüz mü?

Her zaman ve her koşulda söyledim yine söylerim: Sizlerin aranızdaki bağlılığa hayranım!Bundan birkaç sene önce… sadece birkaç kişi vardı sanalda takip edebildiğimiz.Ben ilk olarak sizleri tanıdım… uzaktan! Aranızdaki dostluk beni çok etkilemiştir. Yeri gelince aynı sofrayı aynı derdi paylaştığınızı gördük!

Aranızdaki samimiyete ve dostluğa ağzımın suyu akarak bakardım( diş çıkaran bebeklerin ağzının suyu akar ya onun gibi) Halada bakarım…
Kadınlar genelde birbirini çekemez ve birbirinin kuyusunu kazar. Ama sizler o kadar güzel anlaşıyordunuz ki! Keşke bende sizin aranızdaki dostluğa dahil olabilseydim!
O günleri hatırlıyor musunuz acaba?

Sonrasında benim nazarım mı değdi; ne oldu bilmiyorum!

Şimdi; bazı konularda anlaşamamanızı anlıyorum. Yeri gelince ben öz kardeşimle bile anlaşamıyorum.
Çok normal bir durum. Aynı zamanda aynı fikirleri kabul etmek zorunda değiliz!
Birbirimizle tartışabiliriz; istemeden birbirimizi kırabiliriz ama “asla ve asla” olayı hiçbir zaman “kişisel hakaret” boyutuna vardırmayalım.
Her şey unutulur ama hakaret unutulmaz. Birbirimize hitaplarımız o kadar çok çeşitlendi ki; neredeyse hayvanat bahçesi kuracağız!
Benim hayvanlarla hiçbir problemim yok; hiçbir zamanda olamaz!
Ancak hitap edilen kişi hayvan olmak istemiyor olabilir; değil mi!!!

Rica ediyorum hitaplara dikkat edelim!
Sürekli yanlış yapan bir kişinin doğru yaptığı şeyler; sürekli doğru yapan bir kişinin yanlış yaptığı şeyler olabilir!
En sevmediğimiz insandan bile öğrenecek pek çok şeyimiz olabilir!

Dediğim gibi tartışın ama geri dönüşü olamayacak şekilde küsmeyin!
Ben artık kiminle konuşacağımı ; ne şekilde konuşacağımı bilemiyorum.
Genelde kişilerin arkasından pek konuşmam; yüzlerine söyleyemeyeceğim şeyi de konuşmamaya gayret ederim.
Ancak… yinede her söylediğim yanlış anlaşılabilir korkusuyla neredeyse küçük dilimi yutacağım:)

En çok kızdığım ise burada konuşulan bir konunun başka bir yere taşınması! Asıl sorun buradan çıkıyor. Kadınlar yapıları gereği laf taşımaya bayılır:) Ama sizler erkek olduğunuz için böyle bir şeyin olmayacağını varsayıyorum!

Eğer ki sizin aranızda laf taşıyan ve bu sebeple arkadaşların arasının bozulmasına sebep olan varsa bundan vazgeçsin!
Vazgeçmiyorsa; vazgeçemiyorsa da bizim mahallede altın günü yapılıyor oraya buyurup gelsinler.
Ben dedikodu yapılan yere gitmiyorum; evde de yapılmasına müsaade etmem. Ama isteyene rezervasyon yaptırabilirim:)

Değerli beyefendiler;
Aranızdaki bu küslük beni gerçekten üzüyor! Size bunu yakıştıramıyorum.
İki Müslümanın 3 günden fazla küs kalması caiz değil! Bunu biliyorsunuz değil mi?

Enes (R.A) rivayet edildiğine göre Resûlullah (S.A.V) şöyle buyurdu:

"Birbirinizle ilginizi kesmeyiniz, sırt dönmeyiniz, kin tutmayınız, ve hased etmeyiniz. Ey Allah'ın kulları, kardeş olunuz Bir müslümanın, din kardeşini üç günden fazla terkedip küs durması helâl değildir"
Buhârî, Edeb 57, 58, 62; Müslim, Birr 23, 24, 28, 30-32 Ayrıca bk Ebû Dâvûd, Edeb 47; Tirmizî, Birr 24; İbni Mâce, Duâ 5

Ebû Eyyûb (R.A) rivayet edildiğine göre Resûlullah (S.A.V) şöyle buyurdu:

"Bir müslümanın, din kardeşini üç gün üç geceden fazla terkedip küs durması helâl değildir. İki müslüman karşılaşırlar biri bir tarafa öteki öbür tarafa döner. Halbuki o ikisinin en iyisi önce selâm verendir"
Buhârî, Edeb 62, İsti'zân 9; Müslim, Birr 23, 25, 26 Ayrıca bk Ebû Dâvûd, Edeb 47; Tirmizî, Birr 21, 24; İbni Mâce, Mukaddime 7

Ebû Hüreyre(R.A) rivayet edildiğine göre Resûlullah(S.A.V) şöyle buyurdu:

"Her Pazartesi ve perşembe günü ameller Allah'a arz olunur. Din kardeşi ile arasında düşmanlık bulunan kişi dışında Allah'a şirk koşmayan her kulun günahları bağışlanır. (Meleklere) Siz şu iki kişiyi birbiriyle barışıncaya kadar tehir edin, buyrulur"
Müslim, Birr 36 Ayrıca bk Ebû Dâvûd, Edeb 47

"Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulun!"
Hucurât sûresi (49), 10

“Müslümanlar arasında selâmı sabahı kesmeyi, küsmeyi, konuşmamayı gerektiren küçük veya büyük olaylar olabilir. Bunu normal karşılamak gerekir. Ancak normal olmayan, Müslümanların bu tür olaylar sebebiyle birbirleriyle alâkayı uzun süre kesmeleridir.

Mademki Müslümanlar din kardeşidir, o halde uzun süre birbirlerinden kopuk kalamazlar , kalmamalıdırlar. Gerek fert olarak gerekse toplum olarak Müslümanlar arasındaki küskünlüklerin, kırgınlıkların ve düşmanlıkların ortadan kaldırılması, aralarının bulunması öteki Müslümanların görevidir. Kardeşlik bunu gerektirir.

Kardeşler toplumunda kardeşliğin devamından “kardeşlerin tamamı” sorumludur”

6 yorum:

Kozlulu Kadıoğlu dedi ki...

Size katılıyorum Demet hanım fakat Aşık veysel ne güzel söylemiş buyurun;
kim okurdu kim yazardı
bu düğümü kim çözerdi
koyun kurt ile gezerdi
fikir başka başk'olmasa

Fikirler farklı olabilir fakat doğrularda buluşmalıyız.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Demet Hanım.

Uzun bir zamandır yazılarınızı takip ediyorum fakat bu yazınız kadar beğendiğim olmamıştı.Noktasına,virgülüne kadar katılıyorum.Bu konudan benim ağzım yandığı için kimseyi eleştiremiyor,karşı yazı yazamıyorum.Bunu yaptığım zaman yaa insanlar kırılıyor ya da tepki göstererek boykot yapma yolunu seçiyorlar.Tahammül konusunda ne kadar yazı yazdıysam,ne kadar yorum attıysam nafile.Şimdi sadece tebessüm ederek izlemekle yetiniyorum.Sizin bugünkü feryatınızı görünce oh bee dedim.Nihayet benim gibi düşünen birisi daha çıktı, demekten kendimi alamadım.Teşekkür ediyorum.

Acemi arıcı dedi ki...

Emel Hanım,
Çok doğru konuşmuşsunuz. Altına ben de imzamı atarım.

metin şahin dedi ki...

Sayın arkadaş,Son yazınızı okudum.Tartışmaları bloklarda bende takip ediyorum.Yalnız kötü davranışlara örnek verirken bizi yetiştiren annelerimizi,hayat arkadaşlarımızı işaret etmeni doğru bulmuyorum.İnsanın insanaüstünlüğü dinen takva beşeri olarak erdemdir.

d.m.t dedi ki...

Metin bey; annenizi ve hayat arkadaşınızı tenzih ederim! Mutlak surette onlar böyle yapmıyordur.
Benim annem ve ablalarımda kadın! Onlarda böyle yapmıyor:) Üstelik alınacak bir şeyi olmayanın alınması için hiçbir sebep yok!

Ama bu tür davranışlara kadınların doğasının daha yatkın olduğunu müsaade ederseniz ben sizden daha iyi biliyorum!
Nerden biliyorum? Çünkü bende bir bayanım:) Çoğu zaman aynı duygulara kapılıyorum ve kendimi zor tutuyorum…

Buradaki amaç erkeklerin erkekliklerine yakışır şekilde davranmalarını teşvik etmektir (hiçbir erkek kadına benzemek istemez değil mi!)

Hay Allah! Bir cümlemi açıklamaya çalışırken; şimdi bu cümleden de alınanlar çıkabilir?
O zaman ben şimdiden özür dileyeyim “Bayan olmayı tercih eden erkekleri tenzih ederim!” Sonuçta kendi seçimleridir saygı duyuyoruz!

Ama konuyu iyice dağıttık! Ben burada arkadaşları barışmaya teşvik etmeye çalışıyorum; Ayrıca bu duruma gerçekten üzülüyorum. Üzüntüden ne dediğimi de bilmiyor:) o yüzden kimse alınmasın!

Bu yazıyı yazmamdaki amaç kesinlikle gırgır geçmek için değildir! Öyle olsaydı işin içine ayet ve hadisleri kesinlikle karıştırmazdım! Pek çok arkadaşımızın yorum yazmasalarda bu duruma kalben üzüldüğünü biliyorum!
Küsleri "bir kere" uyarmak bizim borcumuz gerisi size kalmış!

ENARICI dedi ki...

İyi günler kardeşim
Sözlerinize katılmamak mümkün değil. Ammaaaa aramızda olmayı haketmeyen birileri olabilir değil mi? Bence insanlar neyi hakediyorlarsa öyle davranılmalıdır diye düşünüyorum. Keşke oldukları gibi davranabilseler o zaman sizde ona göre tedbirli davranırsınız. Açıkçası ben hayvanları daha çok seviyorum. Çünki yaklaşınca bana nasıl davranabileceklerini az çok kestirebiliyorum. Ya insanları ? Ben kuşkucu değilim önyargılı asla değilim. Bazen insanların (arıcı da olabilir) davranışlarını görünce o kadar üzülüyorum ki anlatamam. İnsan olduğum için utandığım oluyor inan...
Herşey gönlünce olsun.