27 Nisan 2015

Ya Nasip!

Arılarım bir yıl önce oğul verdiğinde, babamın hastalanıp sonrada vefat ettiği sürece rastlamıştı. Hatta defin edileceği gün 3 oğul yakalamıştım. Bende o gün kendime söz vermiştim; nasip olursa bu oğulları satıp parasını babamın hayrı için sarf edeceğim diye.

Geçen hafta yani 20 nisan pazartesi; daha önce planlandığı üzere 8 kovanımı sattım. Arılar geçen yıl kovanlara alındığı günden beri ne bahar beslemesi ne  sonbahar beslemesi yapılmadı. sadece bu yıl 1,5 kilo kek verdim o kadar. hatta kovanları kontrol bile etmedim. Allah utandırmadı yine. Yavrulu çerçeve üzerinden fiyat aldık. 3 tanesi 6 çerçevede, 3 tanesi 5 çerçeve. 2 tanesi 4 çerçevede yavru vardı. Beraber kendi kovanlarına aktardık.

Çerçeve usulü arı satın alanlar yavrusuz çerçeve dışındaki çerçeveye para vermiyor. Yavruluları alır, diğer çerçeveleri bırakır giderler. Ama polenli ve nektarlı çerçeveleri de ben kovanlara geri koydurttum. Çünkü bu arıların emeğiydi ki onlara el koymak benim onuruma dokunur. elleriyle binbir zahmet topladıkları rengarenk polenlerine el koymak, nektarlarına el koymak. Mübarek recep ayında bu haksızlığı o hayvanlara yapamam. Ben onlara ( arılara!!!) hediye ettim  Allah sadaka kabul etsin.

 Arılar aktarıldı, hemen götürmeyeceği için kek verdi arılara. Bir müddet bende kalacaklar. 6 kovan sıfır. iki tanesi eski. Dış cephe boyasıyla boyanmışlar.

 Önlerini de getirdiği mermer parçasıyla daralttı.

 Siz her gün yeni kovan görüyorsunuz da ; ben yeni kovan almayalı 6-7 yıl olmuştur.

 Kendileri yaptırtmışlar. Polen kutuları büyük, polen ızgaraları da geniş elbette.

 Polen çekmecesi için ayrıca tahta yuva yapılmış.

 Gerek var mı yok mu;  böyle bir şeye anlamadım. belkide polenler nemden etkilenmesin falan diye mi yapıldı bu kapalı bölme ?

 Hemen ertesi gün verilen kekleri kırtıklamışlar. Demek ki yeni sahiplerinin kekini beğenmediler attılar heh:) Kimse benim gibi tatlı kek vermez tabii:) Bak beğenmemişler işte!

 Kovanlarda başka ilgimi çeken kapakların içinde oturma kırtığı yok. Sanırım işçilikten kaçılmış:)

 Üste besleme kabı falan konurda boşluk oluşsun diye kovana çepeçevre çıta dönülmüş( üstten iki üç parmak kadar aşağıya) Kapak buraya dayanıyor daha fazla aşağıya inmiyor. Ama yağmur yağınca burada neme sebep olmaz mı bu çıtalar? Ayrıca örtü tahtası olarak kontraplak kullanılmış, kontraplağada çıta dönülmüş. Ama kapak kontraplaklara oturmadığı için kontraplaklar atmış. Hemde daha hiç kullanılmadığı halde.

Çıta dönmeye gerek yok kontraplağa diye düşünüyorum.Yeter ki kapak kontraplağa tam otursun. Benim 4 kovanım da kapaklar içten kırtıklı ve benim çok hoşuma gidiyor. O kadar neme rağmen kontraplaklarım hiç atmadı. Dışarıdan arı falanda giremiyor kapak içine. Bence en güzel kapak içten kırtıklı olan. Ha ben üstten besleme kabı falan kullanmam dersen düz kapakta kontraplağa oturur. oda ayrı bir konu.

Hımm. bir tanesi de varroa tabanlıydı kovanın altı tamamen ızgara. Resmini görmüştüm de kendisini ilk kez gördüm. Bence arı kendini çıplak hisseder bu kovanda. Doğal değil.

Bu da eskice bir kovan. Bunun tabanı da bir başka. Polen çekmecesi değil bu dimi? Herhalde polen çekmecesi çıkarılınca yerine takılmış. Baya geniş bir alan var. hep küf olmuş. Ben böyle bir kovanda görmemiştim.

Evet sonuç olarak kızlarımız bir hafta bizde emanet kaldılar; iki gün öncede arabaya beraber yükledik. Yeni yerlerine gönderdik gittiler.

"Kaç lira aldın" diye sorma! Söylersem belkide "çok ucuza satmışsın" dersiniz, benimde moralim bozulur günaha girerim. Mutsuz olurum, insanlara olan güvenim sarsılır. İyisi mi sormayın siz.
Mutsuz olmaya üzülmeye daha fazla tahammülüm yok Allah biliyor.

Bir de alsam binde alsam ben daha önce o paraya dokunmayacağımı söylemiştim. Hepsi babamın hayrına harcanacak. birkaç gün içinde o işle ilgileneceğim.

Kızlar gitti. İnsan üzülüyor be gidenin ardından. Sanki ailemden birilerini kaybetmişim gibi .Yerleri hep boş kaldı ya!!! Bahçede vızıltıları kesildi...

Bir günde biz gideceğiz... bizim ardımız da boş kalacak!
Acaba yerimizin boş kaldığına üzülen olacak mı dersiniz? Ardımızdan ağlayan?
Ardından ağlayan, bir fatiha okuyan olması bile nasip meselesi be! Ya nasip!



4 yorum:

MURAT AKIN - ARICI dedi ki...

Demet Hanım.

Arıları satmışsınız ama orada 9 kovan var gibi siz 8 kovan satmışsınız.
Demek ki 1 kovan kalmış.

Hepsini satıpta arıcılık dünyasından çekilmeyi düşünmüyorsunuz herhalde?
Öyle kaçmak yok.

O bahçede arı kokusu olduktan sonra kısa sürede dışarıdan oğul gelir,sizde arıcılığı bırakamazsınız.

d.m.t dedi ki...

heh:) Bir kovan kaldı evet. En zayıf kovanı kendime bıraktım özellikle.

9 yılda neler gördüm, avuç içi kadar arıdan minik kovandan bir daha ki yıla gümbür gümbür bir kovan arım olmuştu. Arıcılıkta kovan sayısı yanıltıcıdır. Bir kovan arın vardır bir bölersin 4 kovan arın olur! bunları sizden öğrendim:)

Küçükleri büyütmeyi daha çok seviyorum ben; beslemeyi daha çok seviyorum. Şimdi daha rahat ilgilenebilirim diye düşünüyorum bir kovanla inşallah. sağolasınız. Selamlar hocam.

La Tahzen dedi ki...

Çok teşekkür ederim yazı için ayrıca sitemede beklerim http://islamguzelahlaktir.blogspot.com/

d.m.t dedi ki...

Birsey değil efendim. Sitenizi ziyaret ettim.Kendi okuduğum dualara da rastladım. Duadan başka çıkış yok.