19 Kasım 2013

İstanbul Nereye Koşuyor?

Bu yıl Avrasya maratonuna gitmek istiyordum. Kayıtlar ne zaman başlar acaba falan derken. Koşu için kayıtlar kapanmış ama halk koşusu için devam ediyormuş. Köprü çöker mi çökmez mi ? Ablam geçen hafta gidip numara almış.
Cuma akşamı 10 arabasıyla Edirne den İstanbul’a yolculuk başladı. Ataşehire vardığımızda saat gece 2 yi gösteriyordu. Eve varıncaya yatıncaya 3 oldu. Neyse cumartesi dinlendikten sonra Pazar sabahı 8. 15 gibi evden çıktık. Kahvaltı yapmadım. Bir parça peynir ekmek. Çay su falanda içmedim neme lazım.

Taksiyle Maltepe- huzurevi metro istasyonu. Metroya numaramızı gösterip ücretsiz bindik ( o da ayrı bir hoşluk:) Amacımız Ünalan da inip koşunun başlayacağı Altunizade ye kadar metrobüsle gitmekti. Ama Ünalan da indik metrobüs seferleri koşu nedeniyle yapılmıyor. Taksiye binmek istiyoruz o yöne taksi çalışmıyor. Mecbur yürüyeceksiniz diyor görevliler. Ne kadar diye soruyoruz yaklaşık 3 kilometre yürümemiz lazım.

Uzun ince bir yoldayım. Metrobüsün yolundan yürümeye başlıyoruz. Yürü babam yürü. Daha yürüyüş başlamadan 3 kilometre yürüme fikri moralimi bozuyor. Bizimkide can ama. Zaten bir atımlık barutumuz var o da bitecek. Yavaş yavaş yaklaşıyoruz


 Çamlıca antenlerden belli. Acıbadem derken. Altunizade. Hele şükür saat kaç oldu?

Köprüden posta posta geçirtiyorlarmış. Biz dördüncü posta olarak yürüyüşe başlıyoruz. Kadir Topbaş konuşuyor.
  
 Hava çok güzel millet çoluk cocuk boğaz sefası yapmaya gelmiş.


 ve köprüdeyiz.
 Yüzüm neden asık acaba? Sanırım boyumun küçük olduğu kompleksine kapıldım:)



Buna halk yürüyüşü diyorlar. Köprüde koşmak yasak sallanıyormuş. Hoş bu kalabalıkta koşmak zaten mümkün değil ki. Geçicem desen geçemiyorsun. Köprü kenarlarında oyalanmaya müsaade etmiyorlardı. Ama köprünün ortasında yere oturup baklava yiyende, termosta getirdiği çayını içenleri de görmek mümkündü.

 Bayrağımızla poz vermişiz. Kırmızı beyaz yakışıyor velhasıl kelam.



 Köprüyü geçtik şükür. Beşiktaşa gidiyoruz


 Bir caddeden aşağı iniyoruz. Bayır aşağı iyi  gidiyor. Herkes yoruldu. Ama biz daha çok yorulduk.


 Sanırım finish e yaklaşıyoruz. Yürüyüş 8 kilometreydi ama biz 11 kilometre yürümüş olduk.

 Hala gülüyorum ya pes… beni bir 10 kilometre daha yürütün o zamanda gülüyorsam:)

 Gençler kendi çaplarında yanlış giden şeyleri protesto ediyorlar.

 Kara göründü.
 Numaralarımızı kaşeletmeye gidiyoruz.Yürüyüşü bitirdiğimize dair.  Madalyamızı sonra alıcaz:)

 Kaşeleme bittikten sonra tekrar yürüyerek iskeleye gidiyoruz. Feribota. Hava güzel ama rüzgar serin.

 Martılar simit yeme yarışında.


Kadıköy de inip simit kafe de bir kahvaltı ediyoruz. Eve vardığımızda ayaklarımız ağrımaya başlamıştı artık.

Şöyle bir ayak ayak üstüne atacaksın oh beee!Biraz şişmişler ama 42 kilometre koşanlar ne yapsın?.

Dün akşam yine gece yolculuğu ve evimdeyim. 3 günlük bir tatil. Fena değildi. Seneye koşuya mı katılsam acaba?
Ben adam olmam:)

8 yorum:

Mehmet nevşehir dedi ki...

Pes...

d.m.t dedi ki...

:)

HB dedi ki...

Otur, oturduğun yerde. :-)

d.m.t dedi ki...

Edirne İstanbul arası( harem) yolculuk 4 saat sürüyor. 5 saat bulduğu oluyor. Birde beni araba tutuyor.Gelirken iki tane bulantı hapı yuttum anca kesti. Yoksa kusacaktım.Sonrasında ilaçtan bir gün kendime gelemiyorum.

Bilet ücreti desen 30 lira bence kısa mesafe için çok para. Hızlı tren bir gelse. Ben durduğum yerde durmıycam ama:)bakalım seçim vaatlerinde var. Belki bir trenimiz olur.

MURAT AKIN - ARICI dedi ki...

Demet Hanım:

8+3=11km Bu kadar yürüşün sonunda ayaklarınız normal görünüyor.

İstanbul koşuyormuş sizin ne işiniz vardı orada?

d.m.t dedi ki...

Bir arkadaşım sen toprakla haşır neşir olduğun için yürümek sana pek koymaz demişti. Haklımıdır acaba?Ablamın ayakları ise su toplayıp patlamış.

Ayaklarım 36 numara küçük yani:)Biraz şişince bu kadar oldu. Durun birşey daha söyliyim. Babannem gelin ararken illaki ayakları ufak olacak diye tutturmuş.

Güzel olmasına rağmen kaç tane kızı beğenmemiş ayakları büyük diye. Sonunda annemi bulunca eli küçük ayağı küçük hemen almış kaçırmamış:)

Annemin ayakları 35 numara:)Babannem kadının ayağı küçük olanı makbul dermiş!!! Neden bilemeyiz. Yayan bırakınca çok uzağa gitmesin diye olabilir mi acaba?:) heh!Sabah sabah çok güldüm.

Şimdi kendim için düşündüm de ayak küçük boy küçük olunca yürümek daha uzun sürüyor:)

Şaka diyorum. Şikayetim yok. Elhamdülillah.Elimiz ayağımız sağlam. Boyum 1.58. Karınca gibi de olsa gideceğimiz yere varırız. Yeter ki sağlık olsun. Canımız gitmek istesin bir yere!!!

Gelin seneye sizinle gidelim koşuya Murat hocam. İstanbul'lu değilsek te bu ülkenin evladıyız yahu.

Selamlar.

MURAT AKIN - ARICI dedi ki...

Adres değiştirmezsek neden olmasın.
Yol yürümek beni etkilemez.
yolu gözümde büyütmem yürürüm de yürürüm.

"Atom karınca"yla yürümek hoş olurda ona ayak uydurmak zor olmasın.

d.m.t dedi ki...

heh:)
Allah razı olsun her daim moral verdiğiniz için.Sağolun.
Öğretmenler gününüz kutlu olsun.