03 Ocak 2010

Aşkın gözyaşı!

Hayırdır inşallah! Bu yıl ilk yazım! Ve yine yağmurlu bir gün!
Son zamanlarda neden sürekli yağmur yağıyor anlayamadım gitti?
4 gündür evde yoktum; yeni yıla İstanbul da girdim!

Gece meydanlara akacaktık ama… vazgeçtik! İyi ki vazgeçmişiz; sonra tv ye falan çıkabilirdik:)

Şaka şaka; ben yılbaşında kutlama yapmam; alternatif program yapımına da karşıyım! Her zamanki bir gece gibi geçiririm!
Ablam yeğenlerim bol bol sohbet ettik! Gece 24 de boğazdaki havai fişekler görülmeye değerdi! Her yerden bir ışık kümesi patlıyor! Bütün eğlence yerleri attı sanırım! Görüntü güzeldi ama özellikle ağaçlarda tüneyen kuşların durumu ne oldu bilemiyorum!

Yeni yılın ilk günü sabah 9; simit almaya fırına çıktık! Hava bahar gibi hafif rüzgarlı; sokakta kimsecikler yok! Caddeler bomboş; “oh be” dedim! “İşte; hayat bu!”
İstanbul’u başka hiçbir zaman böyle görmek mümkün değil! Birkaç saat sonra rüya bitti:) Trafik gürültü…

Dünde evcağızıma döndüm! Sanırım gelirken yanımda yağmurda getirmiş olmalıyım.. ki dün İstanbul da olan yağmur bugün buraya yağıyor:)

Bloglarda gördüm çiçekler açmış; bugün çektim benim kardelenler açmaya başlamış; bakalım… belki yağmurun arkası kar gelir!

5 gün önce arılarım... temizlik uçuşu yapıyorlar! Sonrasında yeni yıla nasıl girdiler bilmiyorum

Evdeki yılbaşı çiçeğimiz tamamen açmış! Çiçek açma zamanı tam kış mevsimine denk gelir; bu yüzden adı böyle!

Ben yokken “aşkın gözyaşı” da çiçek açmış! Aşk ve gözyaşı iyi bir ikili:)
Bu yaz almıştım. Boyu bir karış falandı!(saksı çiçeği)
Yapraklarının ucunda tomurcuk şeklinde yeni yavrular yapıyor ve bu yavruları pıt pıt; gözyaşı gibi yere düşüyor! Eğer düşen yavru toprakla buluşabilirse oraya kök atıp; büyümeye başlıyor!

Çiçeğini ilk defa görüyorum!Uzun zamandır da açsın diye bekliyordum! Oldukça zarif duruyor!

Şu an bitkinin boyu 90 cm! Çiçek açtıktan sonra öleceğini söylüyorlar; bakalım!

İstanbul dan gelirken de bunu aldım; cuphea yada cuffea ! Daim minik çiçekler açıyormuş! Ama çiçek değil de bahçe çalısı desek daha doğru olacak!

Birde bende olmayan kaktüslerden aldım. Bunlar tane 2,5 lira! Böyle durduklarına bakmayın!Büyüklükleri ceviz kadar:) Bana yinede hesaplı geldi! Normalde bir saksıya 3 tane ekerler ve 15 lira gibi bir fiyat verirler. Ayrıca 3lü olduğu için istediğiniz kaktüsü alma imkanınız olmaz!Şimdi onları torftan çıkarıp toprakla ektik mi Allahın izniyle tamamdır! Sonra güneşli günleri bekleyeceğiz:)

Ne diyorduk; 2010 yılınız umarım güzel başlamıştır ve arzu ettiğiniz gibi geçer. Benim ki güzel başladı:)

Bu arada üzerinde ytl yazan paralarınızı merkez bankasında değiştirmeyi unutmayın! Ola ki paranız varsa! Şahsen benim yok! Neden yok? Bütün paramı yeşilliğe yatırıyorum da ondan!hehehe!
“Paran mı var derdin var” ...boşuna dememişler:)


8 yorum:

HB dedi ki...

Kaktüsçü ve parasız...

Yeni yılın kutlu olsun bakalım...

d.m.t dedi ki...

:)

ÇAY'LI dedi ki...

slm abi şu an bitkinin boyu90 cm diye gördügümüz bitkinin adı ne dir cocuklar rın cok hoşuna gidiyor bulcez bu gidişle

d.m.t dedi ki...

90 cm dediğim; pembe çiçek açmış olan "aşkın gözyaşı"! Bir tür sukulent diyebiliriz( etli yaprak yani)

ÇAY'LI dedi ki...

abim aşkın gözyaşının altındakini demek istemiştım kusura bakma

d.m.t dedi ki...

Adını söylemiştik bir kez daha söyleyelim "Cuphea Hyssopifolia"

Adsız dedi ki...

mehaba,hobi olarak iki yıldır arıcılık yapıyorum, blogları dolaşıyorum, tecrübelerini paylaşan herkesten Allah razı olsun.
görebildiğim kadarı ile kovanınızın birine nazar boncuğu takmışsınız.bizim buralarda bir söz var derler ki; arı " sahibim bir olsun mümkünse gözü tek olsun"dermiş:)
efendim nazar boncuğunun faydası varmıdır bilemiyorum, okuduğum bir bilgiyi paylaşmak istedim: nazara karşı peygamber efendimizin şu beş ismi şeriflerini bir kağıda yazıp güzelce katlayıp arılığınızda uygun bir yere koyun. koli bandı ile kovanın birinin önüne yapıştırabilirsiniz mesela. peygamber efendimizin şu beş ismi şerfleri: MUHAMMED,MAHMÛT,AHMET,HÂMİT,HAMÎT(S.A.V.-sallallahu aleyhi vesellem)
saygılar..

d.m.t dedi ki...

Elbette olur neden olmasın! Zararımı dokunacak; yazıp koyarız!
Sağolasınız; selamlar efendim!