10 Aralık 2009

Siyah,beyaz

Geçen cumartesi arkadaşım,kankam Ahmet’e dedim ki : “Bana ziftli kağıt al; yarın getirirsin! Soğuk geliyormuş kovanları örtücem”

Normalde kendim alırım ama evden hiç çıkasım yok!

Pazar günü almış getirdi! Daha bagajdan indirirken dikkat ettim; çok rahat şekilde indirdi! Dedim bu işte bir iş var!

Markasına baktım yabancı bir marka; topu bir kaldırdım kuş gibi hafif! Normalde çok ağır olur ben zor kaldırırım.

Tamam çuvallı ziftli kağıt; ama kalınlığını yokladım; bildiğin kağıt kadar ince!Yanlışlıkla tırnağımı vursam ziftli kağıt yırtılacak! Bir iki noktadan soyulmuş bile; altındaki kağıt gözüküyor! (eskiden ziftli kağıtların bir yüzünde çuval olmazdı; sonradan daha dayanıklı olsun diye bir yüzüne çuval kaplamaya başladılar)

Dedi “ Nasıl beğendin mi?”
“Hee!” dedim “Beğendim; beğenmem mi hiç?”
İtiraf ediyorum aslında beğenmedim, ama uğraşmış, almış, bana getirmiş!!! Şevki kırılmasın! Hem herkes inşaat malzemesinden anlayacak diye bir kural yok ki!
Şimdi kovanlara koymaya kalksam hem kağıt çıtır çıtır kırılacak; hem de benim işime yaramayacak! Neyse bu kenarda dursun başka bir şeye kullanırım;

Bu sefer abime söyledim: gelirken bana ziftli kağıt al! Hep aldığım markadan olsun!

İşte istediğim bu!
Tarttım; yabancı markanın topu : sadece 5,5 kilo geliyor!
Bu ise 14 kilo! Kalitesi ve kalınlığı hoşuma gidiyor!

Her bir kovan için yaklaşık 1,40 boyunda keserek;

Kapladım! Beline bir siyah kuşak; üstüne de iki kiremit! Evelallah oldu bu iş!

Bu şekilde ziftli kağıt örttüğüm 3 yada 4 . kış! Ziftli kağıttan dolayı şimdiye kadar herhangi bir probleme rastlamadım!

Kovanlarımı yağmur, sis, çiğ gibi nem kaynaklarına karşı koruyor! Kovanlarımın yüzeyine bir miktar ısı yalıtımı yaptığı da mutlaktır!

Siyah rengiyle kovanı gereksiz yere ısıtıp, arıları uyandırır mı?
Sobamı bu; kovanı ısıtsın! Bizim bulunduğumuz bölge karasal iklim; kışları ılıman değil soğuk geçer! Zaten güneş o kadar parlamaya başladıysa yaz gelmiştir!

“Arılar bu kağıttan zift taşır” olgusuna gelirsek; ben arılarımda şimdiye kadar böyle bir duruma rastlamadım; kesinlikle rastlamadım.
Taşıyan türler olabilir mi; olabilir! Benim arılarım sokar, arada huysuzlukta yapar ama zift taşımıyorlar işte:)

Polenlikli olanların altları açık! Hepsinde giriş delikleri oldukça geniş! ki bundan sonra daha da genişleteceğim; çünkü eşek arılarından dar tutuyordum!

Hiç seraya girdiniz mi ? Özellikle sabahları; seranın içinde naylonun yüzeyinden bildiğiniz yağmur gibi şıkır şıkır sular akar ! Bunun sebebini bilir misiniz?
Seralarda şeffaf naylon kullanılır!Şeffaf naylon gündüz güneşin ışıklarını güzelce içeri iletir; sera ziyadesiyle ısınır!
Topraktan nem havaya yükselir! Bitkilerde soluma yapar!
Güneş ışığı çekilince sera yavaş yavaş soğumaya başlar! Sabah vakti; güneş çıkmadan az önce seranın havası “en soğuk” noktasına ulaşır. İşte soğuk hava nemi taşıyamaz ve naylonun yüzeyinden akmaya başlar! Bunu neden anlatıyorum;

Eğer ki kovanların üzerine branda gibi şeffaf naylonu; hem de “geniş” bir şekilde örterseniz; aynı seralarda olduğu gibi ;kovanın alt kısmındaki bitkilerden ve topraktan nem buharlaşarak (naylonun altında) kovanların üzerinde birikecektir!
Ziftli kağıdı geniş yüzeyle örterseniz burada da aynı problem olabilir!

Bu yüzden ben ziftli kağıdı örterken kovanın bir yüzünü açık bırakıyorum(bende doğuya bakan yüzü);

Ve içine fazladan hava(dolayısıyla nem )birikmemesi içinde ziftli kağıdımı kovanın tam üzerine göre sarıyorum!
Bu şekilde kışın kovanlarımda bir miktar nem olacak ama; "çok fazla nem" olmayacak inşallah!

Geçenlerde bir şey okumuştum“Birkaç tane kovanı olanın sözüne itibar edilmez” gibi bir şeydi galiba!
İtibar edilmesi için geçerli sayı nedir acaba?Çok merak ettim! 50-100-200?
Yazın bir ara 20 ye yaklaşmıştım ama; eğer bu kural doğruysa sözümüze değer verilmesi için daha çok arıya ihtiyacım var çoook!

Bu ayrı bir yerde iki katla kışlayan kolonim!Geçen yılki junior!!!

Kontroplağı yeni koymuştum ; yapıştırmaya fırsatları olmamış garipler! Kontroplak ve çerçeveler arasındaki boşlukta bir cm den fazla olmuş ya neyse:)

Aralık ayında salkımdaki arıyı görmek güzel bir duygu!
Ben başkaları gibi cesur değilim; şu an üzerimde maske var! Ne kendi güzelliğimi; nede arının hayatını riske atamam! (arı sokunca ölüyor ya; o manada:)

Bu koloniyide güzelce sardım!

Polen çekmecesine dökülen varroalar!

Ben birşey yapmadım ama ? eee kış bu; varroalarıda öldürüyor!

Kış demişken; öğleden sonra hava poyraza döndü ve dışarıda soğuk ve kuvvetli rüzgar var; sesini duyabiliyorum!
Hava durumu der ki: Önümüzdeki günler "ciddi" soğuk olacak! Tedbirinizi alın!

12 yorum:

UĞUR KIRAN dedi ki...

Demet hanım,arıcılık adına yapılan olumlu uygulamalara bir yenisi daha eklenmiş oldu.Ancak yaptıgınız çalışma çok sayıda kolonisi olan arıcılar için ekstra bir maliyet demek.
Kayıpsız kışlamanız dileklerimle...

d.m.t dedi ki...

Uğur bey size ne desem?
Bir an bu yazıma hiç yorum gelmeyecek sandım:) Konuyu yazıyor boşluğa gönderiyorsunuz! Okuyan var mı; yoksa kimse okumuyor mu?Kendiniz yazıp kendiniz mi okuyorsunuz belli değil:)

3-4 yıldır aynı uygulamayı yapıyorum ve memnunum.
Geçen yıl hatırladığım kadarıyla sayın Murat Akın kışlama pozisyonu olarak kovanları yan yana yapıştırmış; üzerlerine de “tek parça” ziftli kağıt örtmüştü(kağıdı hiç bölmeden boylu boyunca) Ziftli kağıdın boyu 20 metre! Kaç kovanı örter siz hesaplayın! fiyatı 20 lira civarı!
Ben kovanların yakın olmasını istemediğim için her zaman tek tek örtüyorum. Buda maliyeti arttırıyor!

Şunu da söyleyeyim; Bahara işiniz bitince ziftli kağıdınızı güzelce,kırmadan kenara kaldırırsanız; en az bir yıl daha rahatlıkla kışlama için kullanabilirsiniz; kullanabiliyorsunuz!

Yorum yazıp; yalnız bırakmadığınız için teşekkürler; kendinize iyi bakın:)

ÇAY'LI dedi ki...

yaptıgınız güzel biruygulama yapılan işin bence kovan sayısıyla degil insanın yaptıgı işten zevk alarak yapması bence iyi kışlatmalar inşallah

muratakın dedi ki...

Demet Hanım:

Sizin sözünüze itibar edilmez. çünkü itibar edilmesi için birliğe üye olacak kadar 50 kovanınız olmalı ama yine de soralım:

Juniorun çerçeveleri yanmı?
yani kış tipimi?

Sizin kankanın inşaat işlerinde gözü yok iyi tarif etseydiniz belki olurdu.

Başlık 'siyah beyaz' arkasından "BEŞİKTAŞ" yazmalıydınız.

HB dedi ki...

Allah allah...

İllaki yorum mu bekleniyor?

Egonu kontrol altına al bence, ego şişti mi iflah olmaz sonra.

Kapalı devre yayına geçersen mutlaka yorumcun olur. Ama unutma ki bir yere yorum yazılmıyor diye okunmuyor anlamına gelmez.

Gelelim ziftli kağıda...

Keşke benzer kovanlardan bazılarını denemek amaçlı hiç örtmeseydin.

3-4 yıldır uygulamada sıkıntı olmadığını söylemişsiniz ya acaba uygulamasaydınız bir sıkıntı olur muydu?

Eğer sıkıntı olmayacaksa, ülke ekonomisine alıp, verip can vermenin anlamı var mı? Üstelik hem de 2 kez.

Ahanda yorum. Yorum çok olsun ben egomla mutluyum dersen, hatırlı dostlarıma söyleyeyim yorum yazsınlar.

PINARHİSARLI ARICI dedi ki...

Demet hanım bu yöntemi yıllardır kulanıyorum arılara saglıklı, fakat kovanların sanki çürümesine yol açıyor gibi boyaları kabartıp siyahlaştırıyor ben bu yıl sadece üstlerini örtmeye başladım su veya nemi önlesin yeter konusunda ,üveyz agacının meyvası çok güzel marmelat olur çukulatadan güzel yapraklarıda çay gibi içilince böbrek ve ürener yollara saglık verdiği söylenir, yüksek boylu bir agaçtır agacın hayırlı olsun ..arıların saglıklı neşen bol olsun kolaygelsin

d.m.t dedi ki...

Mehmet bey; sağolasınız size de iyi kışlamalar:)

En az 50 kovan diyorsunuz anladım!
Dediğiniz gibi junior kovanımın üst katında çerçeveler girişe paralel! Kankam inşaat işlerine pek ilgili değil o da doğru!
Beşiktaş’ımı tutuyorsunuz:)


“Ego” mu? O da ne!
Şişen bir şey olduğuna göre bana yaramaz! Ne demişler“Balonların gururu iğneyle karşılaşıncaya kadar”
Evet olumlu yada olumsuz yorum isterim; ama sizin hatırlı dostlarınızdan değil!

Kovanları örtmesem ne olurdu? Biraz daha hızlı çürürdü!
Ben arılarımı eski kovanlarda aldım. Üzerlerinde tarım il müd. yazısı vardı ; kovanlar çamdı, yağlıboyalıydı ama buna rağmen içten kurtlar yemeğe başlamıştı! Üzerine yeni boya sürmeye çalışsam da; yağlıboyada yama pek olmuyor! Aradan geçen bu kadar zamanda kış yağmuru yiye yiye gelselerdi çoktan pörtlemiş olurlardı:) Bu şekilde dayanabildikleri en uzak noktaya kadar dayansınlar!
Ekonomiye can vermekte iyi bir şey ayrıca!!!


Ali Osman bey; kovanların küflenmesinin sebebi kağıdın altında nem depolanması olsa gerek! Arkasını açmanız iyi olmuş! Bende bir sorun olmadı ama; belki sizin orası daha nemlidir!

Sonunda “üvez” yiyen birisini buldum ya! İnşallah bizimkide adam olurda; bizde marmelatını yeriz!
Sizde sağlıcakla kalın; selamlar!

mcsumer dedi ki...

Demet Hanım, Selamlar !

Elbette okunuyorsunuz. :)
Siz iyilik yapıp denize atın; balık bilmezse Halik bilir.

Beğenmediğimiz her uygulamanız için de itiraz ve eleştiri beklemeyin.
Antre parantez: Vahim hatalar ve ilginç yenilikler hariç.
Kovanları sarıp sarmalamak…
Çok da vahim bir hata sayılmaz. :)

Sağlıklı, neşeli günler dilerim.

d.m.t dedi ki...

Burası benim not defterim; yaşadıklarımı yaptıklarımı yazıyorum!
Hayatta her an ilginç bir şeyler oluyor mu?Olmuyor; o halde bende sürekli ilginç bir şeyler yazamam!
Özellikle beğenilmek için yazı yazmak gibi bir amacımızda yok!!!
Tek amaç ne biliyor musunuz ? Birilerinle iletişime geçebilmek!
Yorum yazma konusuna gelirsek; tabii ki gece gündüz oturup yorum gelsin diye beklemiyorum! Dert etmem gereken çok daha önemli problemlerim var!!!
Sadece latife yaptım.
Ama arada kırıldığım kişilerde yok değil!

mcsumer dedi ki...

Demet Hanım,
Neşeli, hayat dolu kişiliğiniz; doğaya, insanlara iyimser ve iyilik dolu yaklaşımınız; zaman zaman şakayla ciddiyeti iç içe sergileyen tavırlarınız nedeniyle ben de şaka yollu takılmıştım.

Huylu huyundan vazgeçmez: “…kovanlar çamdı, yağlıboyalıydı ama buna rağmen içten kurtlar yemeğe başlamıştı!” diyerek tanımladığınız kovanların keresteleri, zaten en baştan, kovan yapımı için çok uygun değillermiş. Yani, ne yapsanız nafileymiş!

Kırıldığınız kişilere gelince:
İnsan, huyunu suyunu çok iyi bilmediği birinin her kelimesini yanlış anlayabilir. Hele sadece kelimelerle iletişim kurulan, ses tonu ve mimiklerden yoksun bir ortamda kırılmak için acele etmeseniz… Belki de sizin kırılmanıza yol açan sözün, davranışın arkasında kolayca kabul edeceğiniz bir mazeret vardır. (İletişim noksanlığının sakıncaları)

Her neyse… Siz hep yaptığınız gibi yapın; iyilik yapıp denize atın…

Problemlerin Kolayca Çözüldüğü; Dertsiz, Tasasız, Huzur Dolu Günler Dilerim.

Mehmet Gündoğdu dedi ki...

demet hanım hayırlı kışlamalar kovanları kundak bebeği gibi sarmışsınız annelik duygusu galiba bari uçuş deliklerini geniş tutunda bol bol nefes alsınlar
birazda latifeli oldu kayıpsız kış dileğiyle

d.m.t dedi ki...

:)