21 Ekim 2009

Vermeden Mabud!

Bugün öğlen; birleştirme ne olmuş? diye; kovanın başına bakmaya gittim!
Aslında ne olduğunu biliyorum da; eğer hala üst kattaysa bahtıkara anayı kovandan almaya çalışacağım. Öbür anada sağ mı; sağlıklımı diye kontrol edeceğim.

Sonradan öğrendiğime göre ; böyle bir durumda iki ananın birden öldürülme ihtimali varmış!
Bazı şeyleri de testi kırılmadan önce öğrensek!
Bilgisi olanlar “bu bilgileri” bizlerle neden daha önce paylaşmaz! anlamıyorum.

Nerede kalmıştık; kapağı açtım; zaten olay bitmiş! Ölüler taşınıyor; tam bir sessizlik! (Bu hayvanlar neden böyle yapar; neden böyle yaptılar? Beni kahrediyorlar!)

Bu durumda bahtıkara ananın katta olmadığını görüyorum. Ölüleri hızlı hızlı karıştırıyorum aralarında yok!
Kovan önünde hala can çekişen arılar var; onların arasına bakıyorum yok! Zaten sarıcalarda gördüklerini götürüyor.
Tam o sırada kovanın önünde; yerde; tanıdık bir yüz!!!

Benim canım bahtıkara ana fırıl fırıl dolaşıyor. Üstü başı berbat olmuş kanatları çentilmiş. Ama öldürülmemiş!!! (Nerden tanıyorsun demeyin tanıyorum işte!)

Anneye verilen değere bakar mısın? Onu öldürmemişler! Sadece azıcık hırpalayıp kapı dışarı etmişler.
Elime aldım. Kağıt parçasını külah yapıp içine koydum.
Katı kaldırdım; çerçeveleri silkeledim. Gazeteyi aldım. Aşağıdakiler neredeyse salkım pozisyonunda. Böyle bir durumda anayı arayamam! Aradan birkaç gün geçsin; arı bir sakinlesin; güzel bir hava olursa yumurta araması yaparız! (Yumurtanın varlığı ananın varlığınla eşdeğer ya o anlamda)

Ufaklığı aldım eve getirdim!

Soğukta bırakmaya kıyamam!

Anaların memeden çıktıkları gibi ilk gözüme çarpan ve hoşuma giden yerleri kırmızı ayakları!
Allah özenerek yaratmış! Ama olmadı işte; dişi yavrulayamadı!Ne yaparsın;
"Vermeden Mabud; neylesin Mahmut?

Bir filenin içine koydum, birazcıkta bal verdim. Yalayıp duruyor garibim. Bir ara kaçmış; baktım pencerenin önünde! Aklınca uçacakta yuvasına gidecek!!!

Yuvamı kaldı sanki!
Şimdi ben ona; o bana bakıyor!
...
...
...
Son yazımıza Halil Bey’de bir yorum yazmış;arı birleştirmeyle ilgili! Ben kendi adıma; daha önce duymadım; yada dikkat etmedim; bilmiyorum!
Kenarda kalmasın; buraya yazayım belki başkalarına da faydası olur!

“Basit ama uzun süreli teknikler varken neden hemen olsun bitsin diye endişe var.
İptal edilecek kolonideki anayı bulup...
Güçlendirilecek anayı da kafese alıp...
2-3 çerçeveyi al; ver bir akşam...
Ertesi akşam ana kafeste iken 2-3 çerçeve daha...
Arıların üzerine sıvı şerbet püskürtüverin verirken...
En sonunda son çerçeveleri alıp, eski anayı yanlışlıkla yere düşürüp üzerine basıverin.
Kalan arıyı da yeni kovanın önüne silkeleyiverin.
Kafesteki anayı da az bir kekle çıkarmalarını sağlayın...
Boşalan kovanı kaldırın yerinden olsun bitsin.
Arıcılıkta aceleye gerek yok ki...”

Burada dikkatimi çeken “koku kullanılmaması”; sizinde dikkatinizi çekerim! Gerçi benimkiler kokuyla bile neler yaptılar; kokusuz neler yaparlardı bilemiyorum.
Babamın bir sözü: “Her şey tecrübeyle sabit” der!
Denemek ve sonucu görmek lazım!
Ama; bana şu an için birleştirme demeyin! Belki daha sonra!


13 yorum:

Mehmet Gündoğdu dedi ki...

demet hanım bunları birleştirirken hiçmi parfümün yoktu üs katada gerek yoktu anaların birini alıp her iki koloniye parfümü sıkıp aynı kata çerçeveleri yanyana koysan ya
ana arının bal yediğinide senden dudum demekki açlık nelere kadir değil oruç tutamaz ya

TUYSAL dedi ki...

Merhaba Demet Hanım,

"Bahtıkara", bu adı siz koydunuz değil mi? Biliyordunuz galiba şanssızlığını. Üzüldüm, inşallah öbür ana kovandadır ve arıyı toparlar.

Ana arı, arı sütüyle beslenmez miydi?

İyi çalışmalar.

d.m.t dedi ki...

Kuluçkalık dolu Mehmet bey; kat koymaya gerek vardı!
Bahtıkara yanlışlıkla olaya dahil olmuş(ben onu öldü sanıyordum)
Parfüm var olmaz mı? Parfüm zararlı olur diye özellikle gülyağı kullandım iki koloniye de!

Şimdi karşımda! Çay kaşığınla tele biraz bal sürüyorum yalıyor ne yapsın!

kadıoğlu dedi ki...

demet bacıhalilin önerisi gayet normal bir arı birleştirme sistemi bakın koku bile verdiğiniz halde onlarca arınız kırılmış vede kırılmaya devam etmekte oysaki o yöntemi biliyor olsanızda uygulasanız tek bir arınızdahi kırılmazdı yanlız benim bildiğim kadarı ile bu ii koloninin kullandığı kovanlar haricinde bir üçüncu kovanda birleştirme yapıldığı.
örneğin devşirme yöntemiile yapılan bir oğulda üç yada daha fazla kovandan arılı çıtalar aynı kovanda hiç bir koku verilmeden birleştirilmekte bu yöntemlerde her çıtadak arılar kendi çıtalarını koruma iç güdüsü içinde olduklarından belli bir süre uçuşa dahi çıkmadıkları bilinmekte ve bu süre içindede kokuları bir birlerine karışmakta ve sorunsuz bir şekilde birleşme olmakta.

d.m.t dedi ki...

Tahsin bey; şanssız olduğu için bu adı koydum , haklısınız! Ne bulduysa onu yiyor işte!

Asım abi; devşirme yöntemini biliyorum. Bu şekilde bende koloni oluşturdum. Ama bir o bahardaydı! Baharda arılar daha sakin ve yeni gelenlere toleranslı oluyor. Her birinden eşit sayıda çerçeve alıp dediğiniz gibi ayrı kovanda toplama yapılıyor!
İkincisi burada güçlü bir kovana; normal bir kovana herneyse kokulamadan arılı çerçeve aktarımı var! İlginç geldi bana. Başarılı oluyorsa arılara aferin!!!
Çünkü gerek yağma durumu gerek sarıca tacizi; gerek havaların soğuması arıları hırçın hale getiriyor. Kokuladığım halde böyle olduysa bilmiyorum işte!

kamil35 dedi ki...

Merhaba arı dostları,
Demir tavinda dövülür, demiş atalarımız.Yorumları okudum sağolsun arkadaşlar güzel bilgiler vermişler.
Arı uygun zaman ve zeminde birleştirilirse ne kokuya ne de başka bir şeye gerek var.
Arıları maskesiz açabildiğimiz arının huzurlu olduğu zamanlar var. Bu zamanlar birleştirmeye çok uygun.
Bu yıl 38 kovanımı birleştire birleştire 22 kovana düşürdüm. Ne koku ne de başka bir şey kullandım. O kadar sıkıntıya gelemem, ölen ölür kalan sağlar bizimdir.
Geçmişte sinek teli kullandım. kovanın üzerine sinek teli örtülür, kat üzerine konur (benim katlarda uçuş deliği de var) üste konan çıtalardaki arılar alt kata indirilene kadar üst kat uçuş deliğinden çalışır. İki gün sonra sinek teli alınır ve arı iyice birleştirilir. Sıfır zaiyat. Ama bu yöntem bana zor geliyor, ben cumburlop birleştiriyorum... Ben yaptım oldu :). Zayıf koloniye acıyan arıcı arısına kötülük yapar...

d.m.t dedi ki...

"Ben yaptım oldu" ne güzel!!!

Ben de birşeyler yaptım ama olmadı..

salih arıcı dedi ki...

Demet hanım;arınızı birleştiriken mutlaka bu mevsimlerde parfüm kullanmanız gerekir,ve hatta değerli olan anayı kafese koyup diğirini almalıydınız .Kafeste 2 gün durması yeterlidir,veya arı birleştiriyorsanız her ikisinide başka ikisininde kokusunun olmadığı bir kovana alırsanız bu tip sorunlar minimum değerlere inecektir. Kolay gelsin.

HB dedi ki...

Ana arının beslenmesinde arı sütü çok önemli ki, yumurtlama faaliyeti için olmazsa olmazlardan...

Ancak ana arı balı afiyetle yiyor.

Demet hanımın testi güzel bir örnek bu konuda ancak çok güzel bir gözlemi paylaşmak lazım.

Birisi testiyi kırınca yazıyor yazıyı, sonra neden söylemediniz diyor ya.

Ana arı yetiştirme kapsamında anaların doğumundan önce memeleri tüplere alıyoruz ve bu tüplerin en alt kapaklarında bal koymak için küçücük oyuklar var.

Bu oyuklara bal koyuyoruz. Çünkü bazı koloniler, o kadar çok ana arı aynı anda doğunca tüplere bakmıyorlar bazen. Bu problemi ortadan kaldırmak üzere konulan birkaç damla balı afiyetle yiyen ana arıları o tüplerden alıp, çiftleştirme kutularına atıveriyoruz.

Nerden geldik buraya yahu.

Evet evet ana arı bal yer merak etmeyin.

Ayrıca şerbette yer, kekte yer diyeceğim ama hani foto diyeceksiniz ve arşivi taramak zorunda kalacağız.

Gülüşan ŞENGÜL dedi ki...

birleştirme yaparken dikkat edilecek en önemli husus her iki koloninide kendi kovanlarından alınıp üçüncü bir kovanda birleştirme yapılmasıdır.böylece her iki kolonide farklı bir kovanda olduğundan kendini misafir hissedip hucumdan vazgeçerek savunmaya dönmesi sağlanır.
her koloninin kovanınında kendine has bir kokusu vardır.yabancı bir kovanda olsuğunu hissederek kavgadan vazgeçer.
benim kendi kullandığım birleştirme tekniğimde şöyle;yaşlı anayı öldürüp onun kolonisini üçüncü bir kovanın sağ köşesine korum.genç analıyı ise sol köşyeye arada en az iki çıtalık boşluk kalacak şekilde yerleştiririm.ne koku ne gaste kullanmam.iki gün sonrada kovanı açıp sağ taraftaki çıtaları sol tarafa çekerek işlemi tamamlarım.çokta sık arı birleştirmeme rağmen (örneğin her yıl 8-10 kovan gibi) herhangibir kırma olayı olmaz.
saygılar....başarılar

mahmudiyearicilik dedi ki...

Demet Hanım yaptığınız işlemleri ve yapılan yorumları okudum. Bir konuya değineceğim hatta en önemlisi sanırım. Sizin yaptıkların doğru aslında ama başarılı olamamanızın sebebi ise başka, sizin hayvanları çok sevmeniz. İki kovan birleştirme kararı vermişseniz muhakkak anasız kovanı analı kovan ile birleştireceksiniz. Benim anladığım kadarı ile siz iki tane analı kovanı birleştirmeye kalkmışsınız hata burada işte. Koku da olsa o kovanlar birleşmezdi. Analardan birisini alıp öldürmüş olsaydınız. üst kata anasız kovanı koymuş olsaydınız ve üst kattaki arılar gazete kağıdını hemen delip geçemiyorlar, gazete delinip alt kata geçene kadar geçen sürüde iki kovanın kokusu da aynı oluyor ve problem kalmıyor. Eyer iki kovanın ana arısı olunca bu işlem gerçekleşmiyor. Halil'in dediği gibi testi kırılınca ne yapsan boş. Kolay gelsin.
Saygılar

d.m.t dedi ki...

Evet; birleşmeme sebebi bu olabilir!Ana kokusu!!!
Yorumunuz için çok teşekkürler; Bünyamin bey!

Amatör diyin; acemi diyin; cahil diyin; işte böyle hatalar yapıyorum!

Sağlıcakla kalın; selamlar!

Adsız dedi ki...

Tecrube ederek öğrenmek en pahalı öğrenme şeklidir.