11 Mayıs 2013

Cam tezgah!


Selamlar efendim. Bir hikaye vardı aklımda kalan haliyle yazacağım. Gerçekte olabilir şimdi yalan olmasın.

İlginç olaylara meraklı bir adam var. Bir gün kulağına bir rivayet geliyor. “Adada bir marongoz varmış ve marangozun tezgahı camdan yapılmış” Bizimki buna inanmıyor, “Olmaz öyle şey!” diyor. Ertesi gün adaya gidiyor. Marongozun dükkanını buluyor. Gerçekten adam cam tezgahın üstünde keser sallayıp duruyor. Gördükleri karşısında hayrete düşüyor. “Aman efendim!” diyor. “Tezgahınız neden camdan yapılma? Hiç marangozun cam tezgahı olur mu?” “Neden olmasın!” diyor marangoz. Ben o kadar usta o kadar usta bir marangozum ki cam tezgahın üstünde rahatça keser sallayabilirim. Yıllardır bir kere bile vurmadım keserimi şu cama!” Bizimki diyor ki “ Kardeşim yapma etme. Bu işin ustalıkla ilgisi yok. Gel sende tahta bir tezgah koy şuraya!” “Yok!” diyor marangoz “Git işine”.

Bizimki diyor: “Ben sana gösteririm ustalığı!” Marangozun evini öğreniyor. Gidip etti buttu güzel bir şeyler alıp marangozun evine bir çırak çocukla gönderiyor. Çocuk kapıya çıkan kadına “Eşiniz gönderdi akşama güzel yemekler pişirecek mişsiniz” diyor. Bizimki o gece kendine adada kalacak bir pansiyon bulur ve orada konaklar. Kadın yemekleri pişirir elbet. Marangoz akşam eve gelip yemekleri görünce "Nerden çıktı bunlar ?" diye sorar. Kadında "Aman bey sen gönderdin ya!" deyince marangozun içine bir kurt düşer. Kim göndermiş olabilir? Yoksa karısı ona ihanet mi ediyordur? Bütün gece uyuyamaz kuşkudan.

Sabah olunca bizimki marangozun dükkanının tam karşısında olan kahvede güzel bir sandalye kapar ve marangozu beklemeye koyulur. Marangoz dükkana gelir. Oldukça bitkin görünmektedir. Eline keserini alır başlar tahtaları yontmaya. Bir vurur keseri ağaca iki vurur. Üçüncüde güm!!!! Keser cam tezgaha vurur ve tezgah tuzla buz olur. Bizimki hemen kalkar yerinden marangozun yanına gider. “ Efendim hani siz çok usta bir marangozdunuz! Ne oldu da camdan tezgahı kırdınız? Marangoz böyle böyle der çok üzgün bir şekilde.

 "Üzülme" der bizimki. "O yemeklikleri ben gönderdim sizin eve! Sebebi senin aklını karıştırmaktı. Sen usta olduğun için değil; kafan çok rahat olduğu için cam tezgaha bir kere bile vurmamıştın ömrünce! Bak şimdi aklın karışınca ustalık falan kalmadı. Gel kardeşim sende diğer marangozlar gibi tahta bir tezgah koy şuraya anlaşalım" der. Anlaşırlar ve bizimki adadan ayrılır.

Kıssadan hisse efendim! Bu yıl işlerim biraz aksak gedik gidiyor. Keyfim yerinde değil. İnsanın keyfi yerinde olmadımı da dünyayı gözü görmüyor açıkçası. Çoğu işte ustalıktan değil kafanın rahat olmasından dolayı başarı getiriyor insana. Kafa dağınıksa başarıda yok!

Şöyle sıralı olarak yazmak isterim neler yapmamışım yapamamışım geçen zamanda!

 Körüğümü nisan 13 gibi yakmışım.

Körüğümde patlak ama tamir bandıyla bantladım.Babamın bana aldığı ilk körük. Atmak istemiyorum. İdare ediyor.

 Kovanlardan 8. ve 9. çerçeveleri çıkarıp yerlerine bal dolu poşetleri koydum.

 Aslında kovandaki peteklerde bal var. Açmamışlar.

 Nem her zamanki gibi! Nem değil dere olmuş artık.Akacak kovandan!

 Yer açmak için çıkardığım çerçeveler hep ballı. Kıymeti yok katılmış.

 Bir fıstık çamı var. Ben ekmişim münasebetsiz olmuş yeri. Biçerdöver geçerken tarağı takıldı geçen yıl. Onu çıkarmak zorundaydık .Baya da büyük! Etrafını açtım.

 Sonra çelik çekme halatını etrafına dolayıp traktöre çektirdik. Böylece kökün altı kısmı kesildi.

 Yeni yerine alıp iple bağlattık gerdik. Bakalım tutacak mı?

 Bahar çok güzel geldi her taraf papatya;

 Kır çiçeği doldu!

 Bu manzara karşısında yapma koyunun bile canlanıp otları yiyesi geldi! O kadar yani!

 İlk polen kaynakları hindibalar bahçede bolcaydı!

 İstanbullu kız küpün içine yavrulamış.

 Eskiden su küpü olarak kullanılan benimse bahçede kuru sazları dikenleri koyduğum bir yer. yavrulayacak başka yer kalmamış sanki!

 Sıcaklar bastıkça fenalık geçiren geçirene!

 Güllerde ve eriklerde çok yoğun bitlenme var.

Evet..dünyanın yükü omuzuma fazla gelip bu yıl arılarla uğraşamayacağımı anlayınca 6 tanesini sattım.15 nisanda. En güçlü olanları verdim ki bana sorun çıkarmasınlar. Geriye 3 zayıf arı kaldı bana.

 Kalanlara kovan değişimi yaptım.

 Kovanların üstüne çuval örtmek hoşuma gidiyor. Açarken arı rahatsız olmuyor. Kontraplak yapışınca çatur çutur gürültü çıkarıyor. Üstelik arıları da eziyorum. Ama çuval olunca da üstten beslemek sorun oluyor çuval çöküyor. Çoktan aklımdaydı.

 Kontraplakların köşelerini az kestim.


 Çuvalın ucunu biraz kıvırırsam oldu demektir.

 Evet hem aşağıda çuval var hemde arıyı üsten besleye biliyorum. iyi oldu.

 Tarlalarda faaliyet başlayınca sağa sola ilaç atılmış olmalı ki bir günde çokça arı öldü.

 Bana kalan 3 kovan.
 Kovan görüntüleri 23 nisandan.

 Bir yıldır bizimle olan tavşanımız vardı. "tafsin". Bizim bahçeye atmışlardı. Hatırlarsınız 2 taneydi biri kaybolmuştu.
Bahar gelince ona da bir yer bulduk. Oraya götürüp bıraktık.

Yemesi içmesi hiç eksik edilmedi önünden! Kocaman oldu. Ama yalnızlık Allah'a mahsus. Onunda kendi türüyle bir arada olmaya hakkı var! Üzüldüm ama yapacak birşey yok.

 3 mayıs. Bu kuş karga boyunda, arı kuşu gibi renkli ve saksağan gibi etçil bir kuşa benziyor. Değişik şekilde bağırıyorlar.
 Sadece 3 tane var! İsmini bilen varsa öğrenmeyi çok isterim lütfen!

 Arıların suluklarına su koyarken otların içinde bir şeyler yaptıklarını gördüm. Çok hızlı bir şekilde bu otun püskülünden polen alıyorlar.

 Hani çiçekte çiçek! Minicik birşey bu!

 Diğer sinekleri de cezbetmiş kendine.

 İşte bacaklarında polenler aşikar olarak gözüküyor!

 Allahın işine bak! Otun püskülünden bile arıya nafaka çıkarabiliyor. Görmesem inanmam!

 Yaban gülleri,
 Tırfıllar! Üstünde kimse yok.

 Örümcek birazdan bu sineği yiyecek! Kendi haline bırakıyorum.

 Kaliforniya gelinciğini çok seviyorlar.

 Tomurcuk yiyen böcekler bu yıl çok fazla. Gül akasya gelincik ne varsa hepsini yediler parçaladılar.

 10 yıl önceden kalma bir bakla tohumu buldum. Sadece 4 tane. Neslini kaybetmiştik.Ektik 3 tanesi çıktı. Bakla tuttularda tohum bile yapacaklar inşallah!

 Annesi ufaklıkları küpten çıkardı.

 Dizimde durmaktan rahatsız. Kaçıp gidecek!

 Tamam, annen burada merak etme!

 Şuna gene bak! Nasılda korkmuş. Tırnaklar çıkmış. Beni mi parçalayacak? heh! Erkek adam korkar mı hiç?
 4 taneler. Annelerinin olmasıda;

 Anne olmakta güzel bir duygu olsa gerek! Gözlerinden okunuyor.


 5 MAYIS ilk oğulu aldım. Süpriz oldu aslında. Meme taslakları görmüştüm ama oğul beklemiyordum. Gerçi balı bol bol verirsen olacağı budur. Çok güzel arı beslerim Allah için. Hayvanları beslemeyi çok seviyorum nedense. Aç kalacaklar diye içim gidiyor.

 Tatil günü abim evde olunca çek benim resmimi dedim. Ne kadar uzaktan çekmiş. "Korkma kondular bir şey yapmazlar" diyorum inanmıyor!

 Hediye bir kovanım var. Kavaktan yapılma 5 çerçevelik. Arı yakalamada çok işime yarıyor. Bir elimle dalı tutmaya çalışıyorum, bir elimle kovanı göbeğimin üstüne koymaya uğraşıyorum. Göbek yok ki? Kovan aşağıya kayıyor. Demek ki göbeğinde işe yaradığı yerler varmış! heh:)

 Mutlu son!

 Arı çoğaltmak sorun değil ki mühim olan ona bakabilmek; layıkıyla!

 Hemen çerçevelere petek takarsın. İki ballı ikide ham petek. Oldu da bitti maşallah. Oğul veren kovanı kontrol ettim. En son dün kontrol edip 2 kapanmış meme bıraktım karşılıklı iki çerçevede. Bir tanede henüz kapanmamış bıraktım. Ne olur ne olmaz. Toplamda 3 meme! İlk çıkan diğerlerini bozar diye düşündüm. Yanlış mı oldu acaba? Bir hafta burada olmayacağım.Pazar istanbul'dayım. Oğul çıkarsa kimse almaz!!!

Güller açtı ya artık annesine öğretmenine sevdiğine kime olursa gördüğün gülü koparmalı! Gülde kolay kopmaz ha! Tırnağınla yaparsın olmaz, dişinle kemirirsin olmaz. Şöyle kısacık bir sapla kopar ancak! heh:) Bende çok gül kopardım zamanında. Başkalarının güllerini. Kendi güllerim olunca, kendim gül yetiştirince vazoyo koymak için bile koparamaz oldum. Çiçek dalında güzel!

Ama anneler günü için koparabilirsiniz. Koparın gitsin yahu! Anneler mutlu olsun. Bu güller bana geldi ben mutlu oldum sonuçta! Anne değilim ama olsun.

Üç aylarınızı kutluyorum hayırlara vesile olsun, annelerin annelerinizin gününü de kutluyorum. Hep bir arada olursunuz inşallah!


7 yorum:

HB dedi ki...

Özletme kendini...

d.m.t dedi ki...

Eyvallah!

muratakın dedi ki...

Demet Hanım Hoş geldiniz.

adı "günlerin ardıdan"dı,
Ayların ardından vaz geçtiniz iki ayların ardından gibi oldu.

Yeni oğulunuz hayırlı olsun.
İki buçuk kovanınız varmış üç buçuk kovanınız olmuş.

Çam ağacı çıkarma işlemini görünce 50 yıl kadar önceye gittim aynısını yapmıştık.

d.m.t dedi ki...

Murat hocam öyle söylemeyin! Utanıyorum. Cam tezgahı kırdık yapıştırmaya çalışıyorum...

2,5- 3,5 önemli değil!İstesem şu an bölerim kovanları. Bir beslerim bir beslerim canavar gibi olurlar kışa kadar!Yeter ki gönlünüz bütün olsun!

Maşallah sizinde çözmediğiniz sorun yok Murat hocam. Bilseydim size sorardım ağaç nasıl taşınır?Birşeyler yaptık ama bakalım! Sıcaklar basınca anlayacağız tuttu mu kurudu mu?

Eksik olmayın sizi görmek çok güzel! Şu kuşu tanımıyor muydunuz acaba?

muratakın dedi ki...

Demet Hanım:

Pazar sabahı biraz şaka.....

Ben hangi kuşu tanıyayım ki bizim orada karga, kumru,
kırış, serçe gibi kuşlar var.
Yılda bir, iki kezde yerde leylek görürüm.

Sizin o gösterdiğiniz kuş ticari satılan kuşlardan galiba, kafesinden kaçmış olabilir.
Araştıralım bakalım.

Arıdan vaz geçtim kedilerinle, tavşanlarınla.

Kolay gelsin.

d.m.t dedi ki...

Arıdan vazgeçmedim. Bakın çoğaltmaya devam ediyorum:)

Senenin bu zamanı aynı kuşları görüyorum. Kargalarla havada dalaşıyorlar.Oyun mu yapıyorlar kavgalaşıyorlarmı? bilmem.

Hayret birşey Türkiye'deki kuşları bilen biri yok demekki!

murat demirel dedi ki...

demet hanım ,bahsi geçen kuş gökkuzkunuGökkuzgun
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Gökkuzgun
Korunma durumu: Yakın tehdit altında (NT)

Bilimsel sınıflandırma
Alem: Animalia (Hayvanlar)
Şube: Chordata (Kordalılar)
Sınıf: Aves (Kuşlar)
Takım: Coraciiformes
(Gökkuzgunları)
Familya: Coraciidae
(Gökkuzgungiller)
Tür: C. garrulus
Binominal adı
Coracias garrulus
Linnaeus, 1758
Dış bağlantılar
Wikimedia Commons'ta Gökkuzgun ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.
Wikispecies'te Gökkuzgun ile ilgili detaylı taksonomi bilgileri bulunur.
Gökkuzgun (Coracias garrulus), gökuzgungiller familyasına ait bir kuş türü.
Özellikleri

İnce yapılı, küçük karga boyutunda bir kuştur. Sıklıkla teller ya da alçak ağaçlar üzerinde bulunur. Gagası kalın ve koyu, kuyruğu kısa ve kare, kanatları ise oldukça uzun ve küt uçludur. Açık turkuaz mavisidir. Alt tarafı daha yeşil ve yaz başında parlaktır. Sırtı açık kızıldır. Uçuşta köşeli kanadının parlak mavi, mor ve siyah renklerini gözler önüne serer. Gencinin kış giysisi daha mattır. Taklalar atarak uçtuğu kur sırasında sesi haşin, tekrarlı ve törpü sesini andıran bir "hak hak" şeklindedir. [1]