03 Ocak 2013

Çiçek Sevdası

Geçen günler bir arkadaşım en çok hangi çiçeği sevdiğimi sordu! Şimdiye kadar bu soruyu ben bile kendime sormamıştım. Ondan dolayı cevap vermekten imtina ettim.
Yasemini seviyorum desem gelincik alınacak; menekşeyi seviyorum desem akasya alınacak! En iyisi mi biz kimseyi gücendirmeyelim “Bütün çiçekleri seviyorum ben”
Ne ilginçtir ki arılarda  bütün çiçekleri sevmiyor mu?

Mevsim kış olunca çiçek sevdası insanı biraz yoruyor. Edirne’nin kış koşulları malum. Önceki yıllar -16 -18 dereceleri bulduğu oldu. Hal böyleyken saksıdaki bütün çiçeklerimi içeri almak mecburiyetinde kalıyorum. Evimiz sobalı; 2 odamızda soba yanıyor. Ama saksıyı her canınızın istediği yere koyamazsınız. En önemlisi gün ışığı olmak  zorunda. Bütün çiçekleri oturduğunuz odaya da yığamazsınız yoksa gece yayılan karbondioksit sizi rahatsız edebilir.

Bende gözüme misafir odasını kestirdim. Soba yanmıyor ama hiç olmadı sıcaklık 8 derece civarında! Aslında orada da boş yer yoktu.

2 tekli koltuğu üst üste yığdım, fiskos masasını kenara çektim ve yer açtım. Güneşe biraz daha muhtaç olan saksıları buraya cam önüne dizdim, sardunyalar başta olmak üzere 60 saksı!

Fiskosun üstündekiler yılbaşı çiçeği

 Yemek masasının üstüne de 15 saksı dizdim.Genelde sarkan çiçekler(telgraf çiçekleri gibi)

 Merdivenlere 68 saksı.



Merdivenler biraz daha karanlık olduğu için alovera, kaktüs,sukulent ve çalımsıları( yasemin,ful, pitosporum,hedara, çarkıfelek) buraya koydum.


Hindistan cevizinin içine ektiğim echeveria,

Bu yaz kaktüse eşekarısı yuvası yapmışlardı.

Yavrularını çıkardılar büyüttüler. En sonunda gittiler. Yuvayı çok güzel yapmışlar bende koparmadım!

Bunun harici mutfak camına 7 , oturma odasına 18 saksı  sığdırabildim.
Toplamda 168 saksıyı tek tek içeriye taşırken ve yerleştirmeye çalışırken çok yoruldum. Ama sevmek öyle bir şey ki insana bütün yorgunluğunu unutturuyor.

Annem de çiçekleri sevmesine rağmen; odaların düzenini bozup “her tarafı çiçek” yapmama acayip sinirlendi. Ne yapayım dışarıda bıraksam donup gidecekler. Hiçbirisine kıyamıyorum ki!
Benim kabahatlerim gün geçtikçe artıyor. Kediler birrr, çiçekler ikiii! Annem beni heran evden atabilir:)

Misafir odasının demirbaşı kuşkonmaz çiçeği. Ben tohumdan yetiştirdim. Eskiden evlerde bundan çok varmış sonrasında herkes atmış gitmiş.

Bunlarda benim kendi ektiğim “ilk çam ağacının ilk kozalakları” Onları da dekor olarak kullanıyorum. Hiç unutmam çam fidanını pazartesi pazarından almış ve elimde kaç kilo toprakla kilometrelerce yürümek zorunda kalmıştım:) O sebepten bu kozalaklar benim için çok değerli. Hele bir kişi yanılıp ta kozalakları sehpanın üstünden sobanın içine atmaya kalksın!!!
Bak o zaman neler oluyor...

10 yorum:

muratakın dedi ki...

Demet Hanım:

Artık eski formunuzu buluyorsunuz, yazılar sıklaştı.

O kadar çok çiçek var, siz evin neresinde kalıyorsunuz?

Annem beni kovar demişsiniz herhalde haklı olmalı.
Birinci fotoda olduğu gibi halı üstüne saksı mı konulur, sulayınnca suları nereye akacak? Altına su geçirmez bir şey koymalısınız.

Yinede çiçekler çok güzel.
Ev botanik bahçesi gibi olmuş...

Mirili dedi ki...

Demet hanım maşallah çiçekler epeyce kalabalıklar.
Sera yapsanız açıkçası değer.

İyi günler dilerim..

d.m.t dedi ki...

Murat hocam; benim gece uyuduğum divanın boyu 1,65 eni de 60 cm. Bu hesapla 1 metrekareyi bile bulmuyor bana gereken alan! Gündüz de sürekli ayaktayım. O sebepten ben nereye olsa sığarım:)

Yok efendim; halının üstüne gazete kağıdı koydum; onun üstüne de naylon serdim. Zaten hava soğuk olduğu için çok sulamıyorum; azar azar.

Fatih bey; sağolun. Benim hobilerimden biri de çiçekler. Kışın biraz sıkıntı oluyor önemli değil. Yerleri değiştiği için sararıp soluyorlar ya; bu beni üzüyor.

Güzel bir limonluk yapmak her zaman hayalim olmuştur. Yaz kış; bu limonlukta duracak çiçekler; içine bir masa sandalye atacaksınız kar yağarken bile çiçeklerinizi seyredeceksiniz.

Ne süper bir keyif olur ama!!! Yemede yanında yat:) Ya nasip diyelim!

Selamlar efendim.

Mehmet Akpınar dedi ki...

Demet Hanım,siz zevkle izliyor ve takdir ediyorum.
Saygılarımla

d.m.t dedi ki...

Çok sağolun efendim; selamlar!

Hayyam dedi ki...

Diyelim ki misafir geldi onlar nerde kalacak."evimiz bahara kadar misaifer e kapalı" :P

d.m.t dedi ki...

Allah iyiliğinizi versin!
Misafir buyursun gelsin. Başımızın üstünde yeri var:)

BAHTİYAR KOR dedi ki...

demethanım maskeli bir resmini görelim.

Mehmet Akpınar dedi ki...

Demet abla ben Muhammed Emin civcivlerinizin hikayesini okudum son durumlarını merak ediyorum.Civciv ötmesiyle annesinin ölümüne sebeb olurken 11 kardeşinide kurtarması ilginç bir hadise mümkünse resimlerini görüntülermisiniz.

d.m.t dedi ki...

Neden olmasın bir daha ki yayına maskeli bir fotoğraf çektiririz! Selamlar Bahtiyar bey.

Bir de civcivlerin fotoğrafını ekleyeceğiz(gerçi civcivden çok piliç oldular ama)Selamlar.