10 Nisan 2011

Beslemeye Devam

Bakıyorum yazmayalı bir ay olmuş ! 4 hafta… Uzun bir zaman mı? Bahar mevsimi o kadar yoğun ki! Ben zamanın nasıl geçtiğini anlamadım bile. Konuları ve resimleri tarih sırasına göre yazarsak sorun olmaz. 5 martta arıları ilk olarak açmış ve yarım kilo balla beslemiştim. İkinciye 24 martta açabildim. (Ondan önce sadece 3 kez amitraz uyguladım!) Tabi ki kutudaki ballar bitmiş!

Kontrol yapmadım sadece boş kapları alıp dolu kapları koydum. Bu sefer bahar balım vardı. Kaplar 600 gr sıvı bal aldı.


Bahar balının özelliği donmaması! Ayçiçek balı ise helva gibi donuyor!


Geçende bahsettiğim, zayıf kalmış bölme arım ölmüş! Tek kayıp olarak not aldık. Bu arada buğday tarlalarına gübre attık ve ilaç yaptık.

Birkaç ağaca aşı denemem oldu.


Ayvaya muşmula, eriğe kayısı, eriğe erik falan!



Çiğdemler ve menekşeler açtı!


Ayçiçek topraklarının hazırlanma zamanı geldi geçiyor. Ama bizim bir tarlada (geçen son baharda dere ıslahı adı altında) sökülen parçalanan ağaçlar tarlanın üstüne saçılmış vaziyette duruyor. Motorlu testereyle kesip traktörün arkasına bağlayıp çekmeye çalışıyoruz ama olmuyor. Küçük parçalara bölmek çok emek gerektiriyor. Büyük parçalar halinde çekerken de ağaçlar toprağa saplanıyor ve halat kopuyor. Kimi yerlerde kesim yaparken ağacın o noktası baskıya geliyor ve testere sıkışıp kalıyor. Ağacı oynat yerinden oynatabilirsen.


En sonunda canımıza tak etti. Bir caraskal alalım dedik. Caraskal böyle traktörün arkasına takılan uzun kanca gibi bir şey. Yada kaldıraç gibi. Fiyatı falan nedir bilmiyoruz, kendi aramızda iddialaşıyoruz abimle “bin liradır, binbeşyüz liradır” diye:) Hani durduk yere parada harcamak istemiyoruz ama iş başka türlü olacak gibi değil. Bizim tarım aletlerini satın aldığımız bir yer var, hemen telefonla aradık fiyatını öğrendik 750 lira, ellerinde varmış! Gidip sipariş verdik o akşam getirdiler. Bu arada caraskala takmak için 3 metre zincir de aldık.

İşe tutununca doğru düzgün fotoğraf çekmemişim. Yoksa zaman zaman 3 metre zincirin sarmakta zorlandığı ağaçlar oldu ki onların resimleri burada yok!





Ertesi gün işimiz çok daha hızlı ilerledi. Ancak 3 dönüm kadar bir yere hiç dokunmadık. Orası bu sezon kalacak artık. Zamanımızda enerjimizde kalmadı! Tarlanın boşalttığımız yerini hemen sürüme aldık.


Leylek traktörün sürüm yaptığını görünce bizim tarlaya solucan aramaya geldi!


İlk kez bir leyleği bu kadar yakından gördüm. O kadar da büyük değilmiş.Küçük bir hindi gibi. Ama kanatları açınca sanki kocaman duruyor.


Nisan başı iyi bir sağanak yağmur yağdı. Çukurlara su toplandı.



Ters söğüdüm sürdü.


Bu da Trabzon hurması yeni toprağa ektim.


Yağmurdan sonra arıların bahçesindeki labadalar büyümüş.


Labada pazıya benzeyen bir yaban bitkisi. Kimileri bunlardan yemek yapar!


Üzüm sümbülleri açtı,


Sümbüller açtı;


3 nisan tarihli resim! Aşıyı yapalı yaklaşık 15 gün olmuş. Kayısı çiçek açtı. Bakalım aşılar tutacak mı?


7 nisan. Bu günün özelliği arıları hem besleyeceğim hem kontrol edeceğim hem de varroa için flumethrin şerit asacağım. Elimde 8 şerit var. Bugün kargo gelecek ve kargoda yeni şeritler var. 5 martta kovanlara ilk çerçeve kontrolünü yaptım şimdi ikinci olacak. Bakalım bir ayda arılara neler olmuş?Yine kaplarına 600 gr bal koydum. Çerçeveleri kontrol edip boş kapları alıp doluları koyuyorum.

Ufaklık kovanım yol almaya devam ediyor. Bu çerçeveleri eski peteklerden kesip koymuştum. O yüzden üst tarafları deforme olmuş ki erkek yavru yapmışlar. Yoksa oğul vermek gibi bir gayeleri olduğunu sanmıyorum:)


Şeritleri çerçeve arasına asacaktım vazgeçtim. Besleme kutularının önüne koydum nasıl olsa mutlaka şeritlere sürünürler.


Küçük kovanı karıştırınca dökülen bir güve!


Bu kovan kışı katlı geçirdi. Kış sonu katı bozdum arıyı aşağıya topladım.


Bir ay öncede erkek arı görmüştüm bu kovanda .


Şimdide birkaç tane erkek arı gördüm. Erkekler hem tombul hem de tüylüler.


Kovanın maşallah anası yavrusu yerinde şu an için bir sorun yok.


Kovanlarda polen stoğu!


5’lik kovanlardan biri!


Bir ay önce arıları sıkıştırmış, arayada gazete koymuştum. O an için iyi fikir gibi gelmişti. Ama arılar gazeteleri nasıl ditmişler nasıl ditmişler! Ben çerçeveleri kontrol etmediğim için görmemişim.

Kovanın tabanı komple gazete kırpığı olmuş! Çerçevelerin altını böyle pamuk gibi tıkamış. Arılar dışarı atamamış.


Kovanlardan gazeteleri temizleyene kadar canım çıktı. Demek ki bir daha bölme olarak gazete kağıdı koymayacağız!


Ben kontrole devam ederken kargo geldi ve yeni şeritleri kovanlara koymaya başladım. Bunlar başka bir marka. Plastik şerit değil de tahta şeritlere emdirmişler ilaçları!




Bir kovan anasını değiştirmek istiyor. Çerçeve ortasına meme yapmaya başlamış. Anası var yumurta ve işçi gözleri var ama memnun değiller demek ki! O halde değiştirsinler. Nasıl olsa yakışıklı erkekleri gördük! Benim için sorun yok!


Bu baktığım son kovan!


Maşallah 8.çerçevede kapalı yavrusu bu durumda!


Allah nasip ederse ilerleyen günler kat vermem lazım. Yoksa bahar balı yerine bahar oğulu alabilirim.

Önümüzdeki birkaç gün hava yine soğuk olacakmış.Balları verildi. Şimdilik idare etsinler gerisi Allah kerim...

7 yorum:

HB dedi ki...

Gazete ha...

Oh iyi olmuş.

A. B. dedi ki...

Selamlar...

Arılarınız maşaallah çok güzel görünüyor. İnşaallah verimli bir sezon geçirirsiniz... bu ağaç şeritleri ilk defa gördüm. Fiatı diğerinden daha mı hesaplı acaba ?

d.m.t dedi ki...

O an için;gazeteleri alıp bölme tahtası yapmak iyi fikirdi! Ama ilerleyen günlerde alınmalıydı.

Gazeteyi kemirmeleri bir kenara ağızlarına burunlarına bol bol zehirli boyaları sürmeleri iyi olmamış!

Verimli bir sezona "hayır" demeyiz:)
Evet fiyatı diğerinden daha hesaplı! Bakarsan etken maddelerde aynı oranda bulunuyor.Ama şimdi hangisi daha kaliteli derseniz onu bilmiyorum.

Selamlar.

muratakın dedi ki...

Demet Hanım:

Ağaç kesmek için; iki ucunun altına destek koyup askıya aldıktan sonra sıkışma olmaması için testereyle alttan kesilir.

Aşı için kestiğiniz kalemlerde sorun var.
Sizin ağaçlar bu yıl meyve verecekler.

Sizin tarlayı sürmek için daha erken yoksa toprağı hasta yaparsınız.

Ağaçların dibinde su birikmesin kökleri çürür.

Güçlenen arılarınıza kat koyma yerine diğer kovanlarla dengeleme yaparsanız iyi olur.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Demet Hanım.

Kışa katlı soktuğunuz koloninin,kışa girişte ve çıkışta kaç çerceve olduğunu bizimle paylaşırsanız sevinirim.

O kadar peşin fikirli olmayın.Belkim arılarınız koyduğunuz gazeteyi beğenmemiştir değil mi :)

SLM ve Muhabbetle...

d.m.t dedi ki...

Murat hocam; ben aşı kalemi için birer dal kestim(bir dal kayısı bir dal muşmula gibi) O dalları da başından sonuna tasarruflu şekilde kullandım. Kırptım kırptım aşıladım:) Daha fazla dal kesmeye kıyamadım. O yüzden kalemler uygunsuz olabilir. Uygunu nasıl olur onu da bilmiyorum !

Benim aşılar bu yıl meyve verir mi? Yok yahu...Kayısının bir tane çiçeği vardı o da düşmüş zaten rüzgarda:)

Burada tarlaya girmek için erken ne kelime geç bile kalındı. Millet ayçiçekleri ekti biz daha yarı yoldayız!

Ağacın sıkışmaması için iki taraftan destek verilir bunu biliyoruz da; ağaç sizin bildiğiniz gibi değil kökü gövdesi her şeyi üzerinde. Ne bir yerinden destek koymak nede istediğin yerden kesmek mümkün değil!
Ama caraskal çok işe yaradı. Ağacı uçtan uçtan kaldırtıp kesim yerlerine destek koyduk kestik, kaldırdık destek koyduk kestik. İşte öyle:)

Yusuf bey; eylül ayında arıyı son kontrol etmiştim. O zaman bir kata sığdıramayacağım kadar çok arısı vardı. Net: “Şu kadar çerçeve arısı vardı” diyemiyorum kusura bakmayın.
Belki istesem arıyı zorla bir kata sıkıştırabilirdim ama gerek olmadığını düşündüm.

5 martta ilk kez arıyı açtığımda alt katta bal falan kalmamış, arıda üst katta, o halde alt katı komple çıkardım. Üst kattaki çerçeveleri aşağıya indirdim. 9 çerçeve oldu(ben 10 çerçeve sığdıramıyorum rahat olsun diye 9 çalışıyorum) Bu 9 çerçevenin tamamı arı değildi! Ama size şunu söyleyebilirim ki 7 nisan itibarı ile durumu 9 çerçeveyi sarmak üzere!

Haklısınız... Belkide gazete yerine "national geographic dergisi"ni koymalıydım. Hem okurken canları sıkılmazdı hemde o dergilerin hamuru bir acayip oluyor arılar kolay kolay kemiremezdi:)
Bizden de selamlar.

Erdoğan BAYKAN dedi ki...

Kimseye akıl vermek haddim değildir ama hatırladığım kadarıyla farlı meyveleri aşılamanın caiz olmadığı yönünde aklımda bir bilgi kalmış. Konuyu araştırdığımda karşıma aşagıdaki link çıktı:
http://www.sorularlaislamiyet.com/qna/17065/farkli-meyveleri-asi-yapmak-caiz-midir.html

Bilgilerinize... Saygılar.