19 Nisan 2010

Neler olmuş!

Bloğumuzun adını günün ardından değil günlerin ardından yapsak daha iyi olurmuş:)
Kaç günlerdir bir satır yazamadım. Allah beterinden saklasın; dertler bitmiyor ki!


Neyse...Havadan kül mü gelecek; asit mi gelecek? diye beklerken geçen günlerde neler yapmışız onlara bakalım.

Belediye göbeklere lale ekmiş! Orta kısımlarına da böyle ters lale gibi bir zambak !
Dedim “Belediye bulmuşsa bende bulurum bu zambağı !”

Nitekim çiçekçide buldum. Çiçekçimiz birazcık tuzlu; hangi çiçeğin fiyatını sorsan 7 liradan başlıyor:) Bunu da 7 liraya aldım. Soğanlı olduğunu düşünüyorum. Yaşarsa çok güzel olacak!

Geçen hafta kedimiz yavrulamıştı. Aradan 3 gün falan geçmiş. Baktım anne sabah kapıdan ayrılmıyor bağırıp duruyor. Nesi var falan derken;

Baktık ki yavrularını baba kediler boğmuş!(yada erkek kediler diyelim)
Bunu daha öncede görmüştüm. Baba kediler daha yavruların gözleri açılmadan onların boğazlarını sıkıp; öldürüp bırakıyor. Ne tür bir vahşetse anlamak mümkün değil!

O kadar güzeller ki; daha dünyaya gözlerini yeni açmışken ölüm onlara hiç yakışmıyor…Küçük bedenlerini bir ağacın dibine gömdüm. Orada yaşasınlar... Anne şaşkın; birşeylerin ters gittiğini hissediyor ama hayvan işte! Bir bilse; acısından yanına yaklaşılmaz!

..............................

Her yıl eski petekleri kullanımdan alıyorum. Bu yıl hemen hemen bütün esmer ve şekli bozuk petekleri ortadan kaldırdım.

Ballı olan kısımları kesip; sırlarını açıp; petekleri küçük küçük parçalıyorum.

Sonrasında aldığı kadar besleme kutularına dolduruyorum.


Bir iki gün içinde geriye mumlar kalıyor. Onları da petek gibi kaba yapıştırıyorlar:) Bende temizliyorum.
..........................
Kıştan bomba gibi çıkan bir kovanım ana kaybı yaşamış ve yalancı oluşmuştu. İşte ben bu kovanda “yalancı” olduğunu anlamadım. Yavru falan hiçbir şey yoktu! Ana kaybı olduğunu sanmış ve başka bir kovanın anasını filede kovana vermiştim. Ana arıyı bir gecede öldürmüşlerdi. (hani geçen aylarda bir ana arının ölümüne sebep oldum demiştim ya; işte o!) Böylece iki kovan birden anasız kalmıştı. Anasını aldığım kovanı başka kovana birleştirdim.
Ama yalancıya daha elimi sürmedim.

Yaklaşık bir ay önce içinde yumurta da olan yavrulu bir çerçeve vermiştim; ana yapsınlar diye! İlerleyen günlerde baktım ki ana gözü falan yok!
Hoppala hata nerede?.... Arıyı silkmeyi unutmuşum!!!Bende kafamı kaldı!

Yapmazsanız yapmayın; sizinle uğraşamam! (Bu arada yalancı kovana kapalı yavrulu çerçeveyi hediye ettik ya ona yanıyorum!)
Geçen gün bir kovanı kontrol ederken sütlü oğul memesine rastladım. Beklediğim buydu! Hemen harekete geçtim.

Yalancı kovanı açtım; bütün kovanı 100 metre öteye taşımaya hiç gerek yok!Taşıyamam zaten belim ağrıyor.

Hemen arılı çerçeveleri kavaktan olan taşıma kovanımıza alıp taşıyoruz.

Gölge bir yere çuval seriyorum; (sıcaktan arılar hemen bunalıp dağılmasın) Üstüne küçük çerçevelerimden birini koyup başlıyorum silkmeye!


Yavrulu çerçeveler diğer kovanlara gidiyor.



En son küçük çerçevemizi küçük kovanımıza koyup olay yerinden uzaklaşıyoruz:)
Tarlacılar kovana gelmeye başlamış bile!
Memelerin olduğu kovanı açtım çerçeveyi alıcam. Ama arılarıyla alayım diyorum. Hani süt verecek genç yavrular olsun:)
Ananın çerçeve üzerinde olacağına pek ihtimal vermiyorum. Bir yüzüne baktım yok. Diğer yüzüne baktım yok. Tam çerçeveyi alıcam bir baktım ana arı üstünde değil mi? Aman Yarabbi! Verilmiş sadakamız varmış. Kanadından tuttuğum gibi kovana koydum!
Yoksa bir kovanı daha anasız bırakırsam yuh bana!!!

Memeli çerçeveyi ortaya; yanlarına iki ballı çerçeve! Birkaç gün şerbet beslemesi. Bakalım inşallah yalancıdan kurtulacağız! Tabii 7 çerçeve arıyı 2- 3 çerçeveye düşürüp sonradan analandırmaya başarı denirse!( yedek anamız olsa bu durumlara hiç düşmezdik ya; nasip işte!)
Silkme sırasında otların arasındaki örümcek bir arıyı kapıyor.

İşe bak; ben arıyı silkeleyeceğim hayvanın ölümü örümcekten olacak?

Yine arıları silktiğim yerde karşılaştığım; son yılların en küçük kara kaplumbağası:)


Ağzındaki otunu yesinler:)


Bu arada akağaçlar püskül yaptı! Akağaç(akçaağaç) arıların en çok sevdiği ağaçlardan biri diyebilirim. Yetiştirmesi çok basit! Tohumu toplayın ekin anında çimlenir. Yada ağaçların dibinden taze fideleri her zaman bulabilirsiniz. Çok gönülsüz ve çok çabuk büyüyor.

Örneğin bunu ben yetiştirdim!

Yine hayatımda ilk kez gördüğüm bir şey; Ceviz püskül yapmış:) hehe çok ilginç!

...........................
Perizini bir kez uyguladım; daha uygulamadım; onun üstüne flumethrin şeritleri astım.

Şeritlerin çerçeve aralarında peteklere zarar verdiğini herkes biliyor. Arılar ya bunu yapıştırıyor yada peteği bozuyor. Bende çıtanın yan kenarlarına astım.



Olmadı bu şekildede asabiliriz! Nasıl olsa denemesi bedava! İyi olacağını düşünüyorum!

Arılar arasında ne kadar çerçeve eşitlemeye çalışsam da bazı kovanlara kat atmak durumunda kaldım. Yoksa oğula gitmeleri an meselesi!

Fazla açılmakta istemiyorum; geceleri oldukça ayaz oluyor ama ne yapayım! Kalan boşluğa da çuval koydum girişleri de daralttım. İnşallah hayırlısı!


Kovan önleri hızla otlanıyor kesilmesi lazım!

Eşek arıları bizzat kovanlara yuva yapmaya başladı.
Aynı yere bir kaç kez yuva denemesi yapılmış. Ben her defasında bozuyorum o yine yapıyor:)
Hadi bakalım!



12 yorum:

mcsumer dedi ki...

Demet Hanım,
Özür dilerim.

Ben de "Demet Hanım'ın gözleri Şubat ayında leylek arıyordu; demek ki yine gezmelere gitti" diyordum.
Varsa, günahını almış oldum...

İyilikler Dilerim.

d.m.t dedi ki...

Alın alın; bende neden hafifledim diyorum:)
Aramızda günahı olmayan var mı ki; benimde olmasın?

Selamlar efendim!

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Demet Hanım.

Maliyetler açısından eşek arısı en ideal olanı düşünerek ham madde teminin en yakınına yerleşkeyi kurarak maliyetleri düşürüyor.Haksız da sayılmaz hani.

SLM ve Muhabbetle...

d.m.t dedi ki...

Sizde inşaat işindeydiniz değil mi?Hammadde- maliyetler :)

Cidden ;hayvanlar çoğu durumları hesaplamada bizden daha başarılı gözüküyor! Bir de akılları olsa tut tutabilirsen:)

Sağlıcakla kalın;selamlar!

BOZKIR KARTALI dedi ki...

Merhaba kedilerinize çok üzüldüm. Görüntüleri gerçekten üzücüydü.Hayvanların ben akıllı olduklarına inanıyorum.Akıllılar ama insanlar gibi hırsları olmadığı için kendilerine yetecek kadar malzemeyi en akıllı ve ekonomik olarak kullanıyorlar. Bu arada yalancı anaya kaçmış kovanı silktiğiniz bezin üstüne niçin çıta koyduğunuzu ve o çıtaya toplanan arıları ne yaptığınızı anlıyamadım.İyi çalışmalar....

d.m.t dedi ki...

Evet görünüm çok üzücüydü. Yavruların yaşayıp yaşamadığını kontrol etmeliydim. Öldü diye hemen kenara atamam! Yavruları elime aldığımda ise kanları ellerime bulaştı. Asıl kötü ve üzücü olan buydu! Ne yapalım kader...

Normalde yalancı kovan silkelenir; geride kalan arılarda ezilerek imha edilir. Budur değil mi!

Benim görüş açımı bilen bilir! Ben o arıları ezemem!
Önceden küçük petek koydum ve geride kalan arılar ve yalancı ana bu peteğe çıktı. Sonra peteği küçük kutumuza koyduk. Ne kadar diyim; işte geriye kalan bir iki avuç arı!
Yanına da yine küçük ballı bir çıta koydum!

Şimdilik böyle olsun. Hemen ölmesinler.
Bir avuç arının yalancı hakimiyeti ne kadar olur?
Bakarsınız birkaç gün içinde başka bir kovana verebilirim bu arıları(böylece ziyan olmaktan kurtulurlar:)

Selamlar, saygılar!

Ahmet dedi ki...

Flumethrin şeritleri koymakta biraz geç kalmış da olsanız, birazcık mantığını anlatmakta fayda var.

Bu şeritlerin faydalı olabilmesi için arıların en fazla gezindikleri yere koymak gerekiyor.

Flumethrin arıya temas yoluyla bulaşıyor. Sonra bütün arılar birbirine temas ederek bulaştırıyor.

Çerçeve ortasına asıldığında o bölgedeki yavru faaliyetini engellediği doğru ama zaten yavru yoğun dönemler başlamadan asılmış olması gerekiyordu.

d.m.t dedi ki...

Ahmet bey; hangi Ahmet? bakıyorum göremiyorum;sağlık olsun!

Soğuk havalar bize aman vermedi! Önce 3 kez amitraz uyguladım. Ardından perizin. Bir kez daha perizin yapmaktan vazgeçince nisan başında şeritleri astım. Asmasam da olurdu belki!
Yavru yoğun yapacak bir şey yok!!!

Flumethrin şeritlerin arılara temas yoluyla ilacı verdiğini biliyorum. Çerçevelerin ön tarafına (giriş tarafına) ve arıların yoğun olduğu yerlere asılmalı! Geçen yıl bu ilacı kullanmıştım. Arkadaşlarda beni uyarmıştı aynen sizin gibi sağolsunlar:)

Hatta şeritleri kovan girişine(giriş deliğine) koysam da her gelen geçen arı buna sürünse nasıl olur diye de düşünmüştüm.
(siz bana bakmayın kontroller bittikten sonra ilaç takacağım aklıma geldi bende dıştaki çerçevelere astım. Asma şeklini göstermek istediğim içinde resimledim!
Ama merak etmeyin kontroller sırasında şeritler oradan buraya sürekli yer değiştiriyor:)

BOZKIR KARTALI dedi ki...

Sayın Demet Hanım yalancıya kaçmış kovanın bu uygulamasını defalarca bende yaptım. İlk sizden duyuyorum kalan arıların ezildiğini.Her halde bu ezme uygulamasını her insan hele bir arıcı bence yapamaz.Bezin üstünde kalanlar sizin dediğiniz gibi yumurtlayan yalancı analar ve kovanda henüz yavru uçuşu yapmamış genç arılar.Ben genelde bu kalanları en güçlü kovanıma parfüm sıkarak (ikisine de)çırpıyorum. Kovan genç arıları kabul ediyor. Yalancı analarıda bir şekilde yok ediyor. Bence o kalanları zaman geçmeden güçlü bir kovanınıza çırpınız. Selamlar ve iyi çalışmalar..

muratakın dedi ki...

Demet Hanım:
3 nisan - 19 nisan uzun bir süre sandımki uykuya yattınız.
kış uykusu değilde baharda güzellik uykusu olur herhalde.
Görüldüğü gibi başınız yalancı analarla başınız belada

d.m.t dedi ki...

Mustafa bey; ben de öyle yapacağım!
Sağolun; kolay gelsin!

Murat hocam;ne uykusu? Uyumaya vakit mi var Allah aşkına!

onderharman dedi ki...

selam
bu cinayetin failleri cezalandırılmalı.